Diabetes mellitus ile helicobacter pylori ve helicobacter pylori ile diabetik nefropati arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYMA ÇAKMAK
Danışman: Muharrem BAYRAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Diyabetik nefropati (DN), diyabetin önemli bir komplikasyonu olup, kronik böbrek hastalığının en sık nedenidir. Son dönem böbrek hastalığına (SDBH) ilerleyebilir. Proteinüri, tip 2 Diyabetes Mellitus (DM) nefropatisinin erken tanısında önemli bir belirteçtir. Helicobacter pylori (HP) enfeksiyonu sonrasında üretilen inflamatuar mediatörler endotelyal ve vasküler hasar ile ilişkili olup proteinüri oluşumunun artması neden olabilir. Çalışmamızda, tip 2 DM tanılı HP pozitif vaka grubumuzla, tip 2 DM tanılı HP negatif kontrol grubumuzu proteinüri, diğer biyokimyasal parametreler ve demografik özellikleri açısından karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Ekim 2023 ve Mart 2024 tarihleri arasında herhangi bir nedenle gastroskopi yapılan tip 2 DM tanılı 200 hasta çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların son poliklinik muayenelerinde rutin değerlendirme amacıyla alınan kan tetkik sonuçlarına retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm katılımcıların gastroskopi ve biyopsi sonuçları kaydedildi. Tüm katılımcıların komorbid hastalıkları, nöropati ve retinopati komplikasyonları olup olmadığı kaydedildi. Proteinüri için spot idrarda mikroalbuminüri ve mikroprotein/ kreatinin oranına bakıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 62,2 ± 9,5 idi (39-84 yaş). Katılımcıların %60,5'i kadın, %39,5'i erkekti. HP pozitif grubunda proteinüri sıklığı %49, HP negatif grubunda ise %30 idi. HP pozitif grubunda proteinüri sıklığı daha (p=0,006) yüksek olduğunu saptadık. HP pozitif olgularda, proteinürik hastaların yaş ortalaması nonproteinürik gruptan daha yüksekti (p=0,026). HP negatif olgularda ise yaş açısından anlamlı farklılık görmedik. HP pozitif olgularda, proteinüri izlenenlerin BUN seviyesi izlenmeyenlerden daha yüksekti (p=0,047). Ancak diğer laboratuvar sonuçları açısından nonproteinürik grup ile benzerdi. HP negatif olgularda ise proteinüri izlenenlerde albumin seviyesi izlenmeyenlerden anlamlı derecede daha düşüktü (p=0,013). Ancak diğer laboratuvar özelliklerinde nonproteinürik grup ile benzer dağılım mevcuttu. HP pozitif grubunun üre seviyesi HP negatif olanlardan daha yüksekti (p=0,035). Ancak albumin ve diğer biyokimyasal parametreleri açısından gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi. Her iki grupta birlikte incelediğimizde proteinüri izlenenlerde sadece oral anti diyabetik (OAD) tedavisi alanların oranı proteinüri izlenmeyenlerden daha düşük (p=0,015) olduğunu saptadık. Retinopati sıklığı proteinüri izlenenlerden daha (p=0,012) fazla olduğunu saptadık. Gruplar arasında cinsiyet, diyabetik hastalık süresi, nöropati, makrovasküler komplikasyonlar, Hba1c düzeyi ve vücut kitle indeksi (VKİ) açısından anlamlı farklılık izlenmedi. Sonuç: Bulgularımız, HP pozitif olan hasta grubunda proteinüri sıklığının HP negatif olan hasta grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğunu gösterdi. HP enfeksiyonunun tip 2 DM hastalarında proteinüri oluşumuyla ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Diyabetes mellitus, Helicobacter pylori, Diabetik nefropati, Proteinüri, Diyabetik komplikasyonlar