Obez ve fazla kilolu hastalarda viseral ve perirenal yağ doku kalınlığının akım aracılı dilatasyon (DMD) yöntemi ile ölçülen endotel fonksiyonları ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE KÖSE

Danışman: Turgut KARABAĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Obezite vücutta yağ dokusunun aşırı birikimi sonucu meydana gelen, diyabetes mellitusa ,kardiyovasküler hastalıklara (özelikle kalp hastalığı ve inme), kas iskelet sistemi hastalıklarına, hipertansiyona, hiperlipidemiye, kanserlere (endometriyum, meme, kolon gibi) neden olabilen kronik, kompleks ve multifaktöryel bir hastalıktır. Yağ dokusu büyük bir endokrin organ olarak kabul edilmektedir. Obezite ile ilişkili hastalıkların patogenezinde yağ dokusundan salgılanan birçok molekülün (adipokin veya adipositokinler) doğrudan yahut dolaylı olarak rolü mevcuttur. Aterogenezis öncesi gelişen bir fonksiyon bozukluğu olan endotelyal disfonksiyonu sonucunda damar duvarında düz kas hücre proliferasyonu, lökosit adezyonu ve trombozise yatkınlık oluşmaktadır. Endotelyal disfonksiyonunun aterosklerozisin erken evrelerinde ortaya çıktığı gösterilmiştir. Obez bireylerde artmış yağ dokusundan sekrete edilen otokrin parakirin ve endokrin etkileri olan adipositokinlerin, kronik inflamasyon, artmış oksidadif stress ve insulin rezistansı gibi birçok mekanizmayla endotelyal disfonksiyonu gelişmesine katkıda bulunduğu gösterilmiştir. Biz de çalışmamızda; tanımlanmış kardiyovasküler hastalığı olmayan fazla kilolu ve obez hastalarla normal kilolu hastalar arasında viseral yağ dokusu kalınlığı ile akım aracılı dilatasyon yöntemiyle saptanan ve erken aterosklerozun belirteci olarak kullanılabilen endotel disfonksiyonu arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hasta gruplarının seçiminde 01.01.2020-01.06.2020 tarihleri arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç hastalıkları polikliniği'ne başvuran ve vücut kitle indeksi (VKİ) >25 kg/m2 olup kanıtlanmış koroner arter hastalığı olmayan obez ve fazla kilolu hastalar ile VKİ 18,55-24,99 arasında sağlıklı kontrol grubu prospektif olarak dahil etme/hariç tutma kriterlerine göre araştırmaya dahil edildi. Çalışmaya alınan her bireye çalışma hakkında bilgi verilerek, aydınlatılmış onam formu okutuldu ve imzalatıldı. Olguların ilk başvurusunda boy (m) ve vücut ağırlıkları (kg) ölçülerek, kg/ m2 cinsinden vücut kitle indeksleri (VKİ) hesaplandı. Hastaların ve kontrol gruplarının bel ve kalça çevresi ölçümleri kaydedildi. Her iki grupta aşikar koroner arter hastalığı anamnez, fizik muayene, ekg ve ekokardiyografi çekilerek ekarte edildi. Ve gerekli görülen olgularda efor testi ve miyokart sintigrafisine başvuruldu. Her iki gruba aynı radyoloji uzmanı tarafından karın ultrasonu yapılarak perirenal ve viseral yağ doku kalınlıkları ölçüldü. Sonrasında her iki gruba ekokardiyografi yapıldı ve akım aracılı dilatasyon (FMD) ölçüldü. Her iki çalışma grubundaki olguların; 8-12 saat açlık sonrasında, açlık kan glukozu, trigliserit, LDL, HDL, açlık insülini, üre-kreatinin, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, HBA1C, HOMA-IR serum düzeylerine bakmak için antekubital bölgeden venöz kan örnekleri alındı. Bulgular: Vaka grubu (fazla kilolu ve obez) ve kontrol grubu olarak iki grup alındı. Vaka ve kontrol grupları arasında perirenal ve viseral yağ doku kalınlığı vaka grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Yine vaka ve kontrol grupları arasında akım aracılı dilatasyon oranlarının vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak azaldığı saptanmıştır (p<0,001). Ayrıca perirenal ve viseral yağ doku kalınlık artışıyla akım aracılı dilatasyon arasında zayıf negatif korelasyon saptanmıştır (sırasıyla r:-0,192, p<0,02, r:-0,244, p<0,005). Sonuç: Erken dönemde brakiyal arterden non invaziv yol ile elde edilen endotel fonksiyonları bireylerin viseral yağ doku kalınlıkları ile ilişkili olması kilo vermenin ateroskleroz gelişmesinden önce primer korunmada önemli olabileceğini düşündürmektedir. Bu hastalarda ultrasonografi ile ölçülen viseral yağ doku kalınlıkları korunmada tedavi hedefi olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Bunun yanı sıra brakiyal arterden kolayca ölçülebilecek intima media kalınlığı da endotel fonksiyonları ile ilişkili göründüğü için kalınlaşmış intima media kalınlığı da endotel fonksiyonlarının durumu hakkında bize dolaylı bilgi verebilir. Anahtar Kelimeler: Obezite, koroner arter hastalığı, viseral yağ doku kalınlığı, perirenal yağ doku, endotel disfonksiyonu, akım aracılı dilatasyon (FMD), intima media kalınlığı