HIV, kronik hepatit C ve hemodiyaliz hastalarında okült hepatit B prevalansının ve okült hepatit B saptananlarda HBV pol/S geni mutasyonlarının araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHTAP ALEV

Danışman: Çiğdem ATAMAN HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Serumda HBsAg negatif olan hastalarda karaciğer ve/veya serumda HBV DNA saptanması okült HBV enfeksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Hepatosellüler kanserli hastalar (HCC), kriptojenik karaciğer sirozu olanlar, anti HBc pozitif vericiden karaciğer transplantasyonu yapılan bireyler, kronik hepatit C enfeksiyonlu hastalar, HIV ile enfekte bireyler, hemodiyaliz hastaları, damar içi madde kullananlar ve HBsAg pozitif taşıyıcıların aile bireyleri okült HBV enfeksiyonu açısından risk gruplarıdır. Bu çalışmada HIV, kronik hepatit C ve hemodiyaliz hastalarında okült HBV enfeksiyonu prevalansının ve okült HBV enfeksiyonu saptananlarda HBV pol/S geni mutasyonlarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmaya kliniğimizde HIV ve kronik hepatit C tanılarıyla takip ve tedavi edilen hastalar ile hastanemiz nefroloji kliniğinde kronik böbrek yetmezliği (KBY) nedeniyle takip edilip hemodiyaliz yapılan HBsAg negatif 151 hasta alındı. Hastaların demografik verileri, ailede hepatit B enfeksiyonu varlığı, sigara ve alkol kullanımı, geçirilmiş operasyon ve kan transfüzyonu öyküsü, hepatit B aşılanma öyküsü, tedavi alıp almadıkları, alınan tedavinin süresi ve kullanılan ilaçlar önceden hazırlanan formlara kaydedildi. Tüm hastalardan serum örnekleri alınarak AST, ALT, anti HBc IgG, anti HBs, anti HIV ve anti HCV tetkikleri yapıldı. Plazmada HBV DNA gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (real time PCR) yöntemi ile araştırıldı. HBV DNA pozitif saptanan örneklerden birine sekanslama yöntemiyle dizi analizi yapıldı. Tüm hastalar arasında okült HBV enfeksiyonu oranı %7,9 olarak saptandı. Okült HBV enfeksiyonu prevalansı hasta gruplarına göre incelendiğinde HIV ile enfekte hastalarda %4,1, hemodiyaliz yapılan hastalarda %13,4 ve kronik hepatit C hastalarında %6 olarak saptandı. Gruplar arasında okült HBV enfeksiyonu oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi (p>0,05). Ülkemizde bu konuda yapılan çalışma sayısı yetersiz olmakla birlikte, çalışmamızda HIV ve kronik hepatit C hastalarında literatürdekine kıyasla daha yüksek oranlarda okült HBV enfeksiyonu saptandı. Hemodiyaliz hastalarında saptadığımız okült HBV enfeksiyon oranı ise ülkemizde yapılan çalışmalardaki oranlara benzerdi. İzole anti HBc pozitifliği okült HBV enfeksiyonu olanlarda %16,7, okült HBV enfeksiyonu olmayanlarda %14,4 olarak saptandı. İki grup arasında izole anti HBc pozitifliği açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Okült HBV enfeksiyonu saptanan hastaların örneklerinden sadece birine dizi analizi yapılabildi. Bu hastanın S geninde G119R mutasyonu saptandı ve hepatit B immünglobulininden (HBIg) kaçan ikincil önemde mutasyon olarak değerlendirildi. Risk gruplarında HBV enfeksiyonu tanısını koymak için serumda sadece HBsAg ve anti HBc varlığının araştırılması yeterli olmamaktadır. Duyarlılığı yüksek real time PCR yöntemleriyle HBV DNA araştırılmasının bu hastalarda okült HBV enfeksiyonunun tespit edilmesi açısından ve HBV enfeksiyonu saptanan hastalardan başkalarına bulaşın önlenmesi için önlem alınması açısından faydalı olabileceği düşünülmüştür. Ayrıca okült HBV enfeksiyonu oluşum mekanizmalarından biri olan escape (kaçış) mutasyonları ile ilgili bilgilerin gelecekte geliştirilecek olan aşılar, tanı kitleri ve tedavi stratejileri açısından oldukça önemli olabileceği düşünülmüştür.