Onkoloji hastanesine başvuran mastit tanısı ile takip edilen hastaların değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARİF DOĞAN HABİLOĞLU

Danışman: Mustafa ERTEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mastit; meme dokusunda enfeksiyöz ve nonenfeksiyoz olarak meydana gelen enflamatuvar sürecin genel isimlendirmesidir. Özellikle laktasyon dönemi olmak üzere üreme çağındaki kadınlarda sıklıkla görülmektedir. Hastanemize laktasyon dönemi dışında da çeşitli meme hastalığı nedeniyle başvuru sık olmaktadır. Bu başvurular içinden mastit tanısı konulan hastaların; klinik özelliklerini ve laboratuar bulgularını değerlendirerek mastitli olguların epidemiyolojik özelliklerini, medikal tedaviye cevabı etkileyen faktörleri ve tedavinin takibinde önemli olan parametrelerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. S.B.Ü. Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniğine 01/01/2006- 01/01/2015 tarihleri arasında mastit şüphesiyle ayaktan başvuran, yatırılarak tedavi edilen ve Genel Cerrahi Kliniğinde konsülte edilen 33 hasta çalışmaya dâhil edildi. Başlangıç demografik verileri, klinik özellikleri, enfeksiyona ikincil olarak artan akut faz reaktanları, mikrobiyolojik özellikleri ve tedavi altında klinik ve laboratuar verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların yaş ortalaması 49,3' tü. Olguların %12,1'inde emzirme hikayesi vardı, %57,6'sında meme kanseri zemininde mastit gelişmişti. Hastaların %54,5'inden kültür yapılmış olup %61,1 oranında üreme tespit edilmişti. Kültür yapılabilen gurupta en fazla %27,27 oranında metisilin duyarlı Staphylococcus aureus üredi. Gram-pozitif mikroorganizmalar çoğunlukla üreyip tüm örneklerin %61'ini teşkil etmekteydi. Nadir etkenler arasında ise %8 oranında Pseudomona saureginosa, %8 oranında Escherichia coli %8 oranında Enterobacter cloacae, %15 oranında Candida albicans üremesi olduğu saptandı. Başvuru zamanında en sık görülen klinik bulgu hastaların %100'ünde memede kızarıklık ve %84,8'inde hassasiyet iken en sık müsbet bulunan laboratuvar verisi tüm hastaların %78'inde müspet olan CRP yüksekliği olarak tespit edildi. Tedaviye en olumlu cevap ateşi olan hastalarda ateşin düşmesiydi. En duyarlı laboratuvar testinin ise CRP olduğu görüldü. Hastalar için akut faz reaktan değerleri malignitesi olan ve olmayan guruplarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Antibiyoterapiye klinik viii ve laboratuvar cevap açısından da yine iki gurup arasında istatiktiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı. Mastit hastaları teşhisinde ve tedavi takibinde klinik ve labaratuvar bulguları genellikle korele olup birlikte değerlendirilmelidir. Tedavide Gram–pozitif mikroorganizmaları kapsayan antibiyoterapi öncelikli tercih edilse de başlangıçta alınacak doku kültürü daha nadir görülen Gram-negatif bakterilerin gösterilmesini ve daha rasyonel tedavi yapılmasını sağlayacaktır.