Gliomlarda benign-malign ayrımında perfüzyon vepermeabilite MRG nin rolü ve önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SONAY AYDIN

Danışman: Elif ERGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ Manyetik rezonans görüntüleme (MRG); günümüzde, beynin anatomik detayını ortaya koyan tetkikler arasında en başarılısı olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte MRG, anatomik detayı ve patoloji saptamadaki üstün duyarlılığı doku içerisindeki fizyolojik ve metabolik değişiklikleri göstermede sağlayamamaktadır. Günümüzde kullanılan ileri görüntüleme teknikleri ile konvansiyonel MRG'nin kısıtlılıkları aşılmaya çalışılmaktadır. Bu görüntüleme modaliteleri arasında doku mikrodolaşımı hakkında bilgi veren perfüzyon görüntüleme ile neovaskülarizasyon ve anjiogenez hakkında bilgi sağlayan permeabilite (dinamik kontrastlı inceleme-DKİ) görüntüleme öne çıkanlardır. Bu çalışmadaki temel amaç, primer beyin tümörlerinde benign-malign ayrımı yapmada ve tümör evresini tespit etmede öncelikle permeabilite MRG nin etkinlik ve yeterliliğini tespit etmektir. Bu sayede permeabilite MRG tetkiki hakkında hem hastanemizde hem de ülkemizde daha fazla bilgi sahibi olunmasını sağlamak ve olumlu sonuçlar elde olunur ise bu tetkikin kullanımını yaygınlaştırmak da hedeflenmektedir. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışmamız Ağustos 2016 ila Ağustos 2017 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniğinde gerçekleştirilmiştir. Mevcut çalışmaya patolojik olarak primer beyin tümörü tanısı almış, operasyon öncesi permeabilite MRG ve perfüzyon MRG tetkikleri yapılmış olan hastalar dahil edilmiştir. Patolojik tanısı bulunmayan, perfüzyon ve permeabilite tetkiklerinden herhangi biri mevcut olmayan hastalar ile patoloji sonucunda primer beyin tümörü tanısı almamış hastalar (metastas vs. gibi) çalışma dışı bırakılmıştır. Çalışma popülasyonu 38 hastadan oluşmaktadır. Çalışmaya dahil hastaların permeabilite MRG (ktrans, Ve), perfüzyon MRG (CBV, CBF) verileri ve patoloji sonuçları ile yaş ve cinsiyet gibi sosyodemografik özellikleri kaydedilmiştir. Hastalar patoloji sonuçlarına göre WHO sınıflaması esas alınarak gruplanmıştır. WHO evre 1 ve 2 hastalar düşük evreli tümöre sahip hastalar, evre 3 ve 4 hastalar ise yüksek evreli tümöre sahip hastalar olarak sınıflanmıştır. Perfüzyon ve permeabilite parametrelerinin tümör evresini tespit etmedeki başarısı hem evre 1- 2-3 ve 4 arasında değerlendirilmiş hem de düşük ve yüksek evre tümör grupları için değerlendirme gerçekleştirilmiştir. BULGULAR Araştırma popülasyonu evre 4, 8 hasta (%21,1); evre 3, 14 hasta (%36,8); evre 2, 14 hasta (%36,8) ve evre 1, 2 hasta (%5,3) olmak üzere 38 hastadan oluştu.. Hastaların %57,9'u (n:22) yüksek evre ve %42,1 (n:16) düşük evre idi. Hastaların yaş aralığı 9-79 yıl olup ortalaması 46,8±17,7 yıldı, ve cinsiyet dağılımı %57,9 erkek (n:22), %42,1 kadın (n:16) olarak saptandı. Hastaların CBV dağılımı 1,77-6,89 aralığında olup ortalaması 4,18±1,7 idi. CBF dağılımı 1,62-7,00 aralığında olup ortalaması 4,0±1,6 idi. Ktrans dağılımı 0,01- 0,21 aralığında olup ortancası 0,04 idi. Ve dağılımı 0,02-0,70 aralığında olup ortancası 0,32 idi. Yüksek evre hastalarda düşük evre hastalara kıyasla ortalama CBV (5,48±0,72 karşı 2,41±0,55; p 2,25 olarak saptandı. CBF düzeyi %100 duyarlılık ve %100 özgüllük ile yüksek evre öngörmede kestirim değeri >2,02 olarak saptandı. Ktrans düzeyi %81,82 duyarlılık ve %100 özgüllük ile yüksek evre öngörmede kestirim değeri >0,043 olarak saptandı. Ve düzeyi %100 duyarlılık ve %100 özgüllük ile yüksek evre öngörmede kestirim değeri >0,255 olarak saptandı. SONUÇ Sonuç olarak, noninvaziv metotlarla başarılı bir şekilde yapılacak olan malign-benign gliom ayrımı, gliom evrelemesi tedavi planının seyrini önemli ölçüde etkilemektedir. Konvansiyonel MRG bulguları bu amacın eldesinde yetersiz kalmaktadır. Daha yaygın şekilde araştırılmış olan perfüzyon MRG nin gliom evrelendirilmesindeki başarısı çalışmamız ile de doğrulanmıştır. Görece yeni bir metot olan permeabililte MRG de malign-benign gliom ayrımı ve gliom evresinin belirlenmesinde oldukça etkin ve yeterli bir yöntemdir.