Covıd-19 geçirmiş olan hastalarda retina ve optik disk vasküler dansitesinin optik koherens tomografi anjiyografi ve görme yollarının görsel uyarılmış potansiyeller ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZDEMİR YÜKSEL
Danışman: Berna DOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: 2020 yılında başlayan COVID pandemisi dünya nüfusunun %10' undan fazlasını etkilemiş olup vaskülopati ve nöropatiye sebep olmaktadır. Çalışmamızda COVID-19 hastalığı geçirmiş kişilerin uzun dönemde (18-24 ay sonrası) retina ve optik disk vasküler yapılarını optik koherens tomografi anjiyografi (OKTA) ile görme yollarındaki etkilerini görsel uyarılmış potansiyeller (VEP) ile değerlendirilmesi ve kontrol grubuyla karşılaştırılması planlandı. Gereç ve yöntemler: Aralık 2020 - Mart 2021 tarihleri arasında hastanemizde Covid-19 sebebiyle tedavi almış ve iyileşmiş, PCR pozitifliği üzerinden 18-24 ay geçmiş olan 77 hastanın 154 gözü çalışmaya alındı. Pulmoner tutulumu olmayan 30 hasta (Grup 1), pulmoner tutulumu olan 47 hasta (Grup 2) ve sağlıklı 36 kişiden oluşan (Grup 3) kontrol hastaları çalışmaya dahil edildi. Hastaların tam oftalmolojik muayeneleri yapıldı ve OKTA ile arka segment vasküler yapıları, VEP ile görsel uyarıya yanıt oluşturan potansiyelleri analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızda gruplar arasında OKTA parametreleri değerlendirildiğinde, foveal avasküler zon (p=0,199), subfoveal koroid kalınlığı (p=0,233), koryokapillaris kan akımı (p=0,14), retina kalınlığı (p=0,121) parametrelerinde gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Retina sinir lifi tabakası alt yarı alan kalınlığında kontrol grubuna göre pulmoner tutulumu olan COVID hastalarında istatistiksel olarak anlamlı azalma görüldü (p=0,028). Pulmoner tutulumu olmayan COVID hastalarında kontrol grubuna göre azalma görülse de istatistiksel olarak anlamlı değildi. Radial peripapiller kapiller pleksus (RPK) total vasküler dansite değerinde pulmoner tutulumu olan hastalarda ve pulmoner tutulumu olmayan hastalarda kontrol grubuna göre azalma görüldü (p=0,027). Yüzeyel kapiller pleksus (YKP) ve derin kapiller pleksus (DKP) foveal bölge vasküler dansitesi pulmoner tutulumu olmayan hastalarda, pulmoner tutulumu olan hastalara göre ve kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu (Sırasıyla p=0,031 ve p=0,011). YKP total dansite, üst yarı alan dansite, alt yarı alan dansite, parafoveal dansite ve perifoveal dansitede gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark görülmedi. (Sırasıyla p=0,134, p=0,265, p=0,083, p=0,237, p=0,068) DKP total dansite, üst yarı alan dansite, alt yarı alan dansite, parafoveal dansite ve perifoveal dansitede gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark görülmedi. (Sırasıyla p=0,531 , p=0,725 , p=0,219 , p=0,308 , p=0,638) P100 latansında COVID hastalarında, kontrol grubuna göre artış görülse de istatiksel olarak anlamlı değildi (p=0,17). Sonuç: COVID geçirmiş olan hastaları 18-24 ay sonra yapılan kontrollerinde değerlendirdiğimiz çalışmamızda, RSLT alt yarı alan ve RPK total vasküler dansite değerinde pulmoner tutulumu olan COVID hastalarında daha belirgin olmak üzere, kontrol grubuna göre azalma olduğu görülmüştür. P100 latansı değerinde COVID hastalarında kontrol grubuna göre artmış olsa da istatiksel olarak anlamlı değildi. YKP ve DKP foveal vasküler dansite değerinin pulmoner tutulumu olmayan hasta grubunda, pulmoner tutulumu olan hasta grubu ve kontrol grubuna göre fazla olduğu görüldü. Çalışmamız COVID geçirmiş hastalarda 18-24. ay sonra uzun dönemde OKTA ve VEP değerlendirmelerinin yapıldığı literatürdeki ilk çalışma olması nedeniyle değerlidir.