DİYALİZE GİRMEYEN YAŞLI KRONİK BÖBREK HASTALARINDA DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ İLE DEPRESYON VE KIRILGANLIK ARASINDAKİ İLİŞKİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN BOSTAN

Danışman: Aysun AYBAL KUTLUGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kronik böbrek hastalığında (KBH) pek çok farklı sisteme ait komplikasyon görülür. Bunlardan en sık görüleni demir eksikliği anemisidir. Pek çok komorbit hastalığa eşlik eden depresyon, kronik böbrek hastalığıyla beraber sık görülen bir halk sağlığı sorunudur. 65 yaş üzeri KBH olan hasta sayısının gün geçtikçe artması bu hastaların geriatrik sorunlarıyla beraber değerlendirilmesini gerektirir. Bu çalışmada; geriatrik yaştaki kronik böbrek hastalarında demir eksikliği anemisinin depresyon ve kırılganlık ile ilişkisini tespit etmeye çalıştık. Gereç ve Yöntem: Çalışma Ankara Atatürk Sanatoryum Hastanesi Nefroloji polikliniğine Şubat-Kasım 2025 tarihinde başvuran evre 3-5 KBH tanılı diyalize girmeyen 65 yaş ve üzerindeki hastalar dahil edilerek yapılmıştır. Hastalara araştırmacı tarafından yüz yüze Geriatrik Depresyon Skalası-15 ve Frail Kırılganlık Ölçeği uygulanmıştır. Hastaların laboratuvar verileri hastane sistemi kayıtlarından incelenerek elde edilmiştir. Hastalar demir eksikliği anemisi, demir eksikliği ve kontrol grubu olmak üzere 3 ana grup altında kategorilendirilmiştir. İstatiksel analiz IBM Spss 27.0 programında gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 297 geriatrik yaştaki diyalize girmeyen kronik böbrek hastası dahil edildi. Hastaların %39,4'ü evre 3A, %42,4'ü evre 3B ve %18,2'si evre 4–5 grubunda yer almaktaydı. Hastalar demir durumu ve anemi varlığına göre üç gruba ayrıldı ve gruplar arasında anlamlı farklılıklar saptandı. Demir eksikliği anemisi prevalansı kronik böbrek hastalığı evresi ilerledikçe belirgin olarak arttı (p<0,001). Demir eksikliği anemisi olan hastalarda eGFR düzeyleri daha düşük; üre ve kreatinin düzeyleri daha yüksek saptandı (p<0,001). Aynı grupta serum albümin düzeyi daha düşük, CRP ve parathormon düzeyleri daha yüksek bulundu (p<0,001). Ayrıca proteinüri ve albüminüri düzeyleri demir eksikliği anemisi grubunda diğer gruplara göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,001). Kırılganlık skoru kronik böbrek hastalığı evresi ilerledikçe artış gösterdi (p=0,004). Kırılgan hastalar daha ileri yaşta olup, daha düşük hemoglobin ve eGFR düzeylerine; daha yüksek kreatinin ve parathormon düzeylerine sahipti (p<0,05). Kırılganlık düzeyi ile proteinüri ve vii albüminüri arasında anlamlı ilişki saptandı (sırasıyla p<0,001 ve p=0,016). Demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi olan hastalarda kırılganlık skorları daha yüksek olmasına rağmen gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark izlenmedi (p=0,070). Depresyon skorları açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,826). Çok değişkenli regresyon analizinde yaş ve parathormon düzeylerinin kırılganlık ile pozitif; hemoglobin düzeyinin ise negatif yönde bağımsız ilişkili olduğu gösterildi (p<0,05). Sonuçlar: Çalışmamız, geriatrik yaş grubundaki kronik böbrek hastalarında demir eksikliği anemisi ile depresyon ve kırılganlık arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Kronik böbrek hastalığı evresi ilerledikçe demir eksikliği anemisi ve kırılganlık sıklığının arttığı gösterilmiştir. Hemoglobin ve parathormon düzeylerinin kırılganlığın bağımsız belirleyicileri olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, söz konusu parametrelerin yaşlı kronik böbrek hastalarının klinik değerlendirmesinde önemli olabileceğini düşündürmektedir. Buna karşın, yaşlı kronik böbrek hastalarında demir eksikliği anemisi ile depresyon arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Anahtar kelimeler: Yaşlılık, Demir Eksikliği Anemisi, Depresyon, Kırılganlık.