Hastanemize bcg aşısı sonrası yan etkiler açısından başvuran olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET HÜSEYİN KARA

Danışman: Nevin HATİPOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bacille Calmette Guérin (BCG) aşısı dünya çapında en yaygın kullanılan aşılardan biridir. Bu çalışmamız; BCG aşısı sonrası istenmeyen yan etkilerin (lokal; akıntı, şişlik, kızarıklık ve bölgesel; lenfadenopati) yönetimi, laboratuvara yansıması, PPD sonuçları, immün yetmezlik taramasının hangi hastalara yapılması gerektiğini belirlemeyi, semptomların başlangıç ve gerileme zamanları ile henüz optimum bir yaklaşım belirsizliği olan tedavi noktasında fikir sahibi olmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Polikliniğinde 01.01.2014-30.06.2024 arasında BCG aşısı sonrası yan etkiler nedeniyle başvuran 57 hasta dahil edilmiştir. Hastaların cinsiyet, başvuru yaşı gibi demografik özellikleri, klinik seyirleri, tüberküloz temas öyküleri, semptom gerileme süreleri, laboratuvar ile ppd tetkiklerine ait veriler kayıt altına alındı. Elde edilen tüm veriler istatistiksel olarak analiz edildi. Spss uygulaması kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 57 hasta (%63,2 erkek, %36,8 kız) dahil edilmiştir. Hastalar klinik olarak 3 gruba ayrılmıştır. %82,5 lokal Enfeksiyon, %7 Lenfadenit görülen fakat MSMD görülmeyen (Lenfadenit+, MSMD-), %10,5 Lenfadenit ve MSMD birlikte izlenen (Lenfadenit+ MSMD+) şeklinde dağılım göstermiştir. Hastaların %86'sında kızarıklık, %80,7'sinde şişlik, %33,3'ünde akıntı ve %17,5'inde aksiller lenfadenopati gözlenmiştir. BCG aşısı sonrası en sık gözlenen yan etkiler şişlik ve kızarıklık olurken, Lenfadenit+MSMD+ grubunda akıntı ve kızarıklık gibi yerel semptomların daha düşük sıklıkta görülmesi dikkat çekicidir. Lokal enfeksiyon grubundaki hastalarda semptomların başlama zamanı 4,00 [3,00-6,50] ay, gerileme zamanı ise 4 [4,00-12,00] hafta olarak kaydedilmiştir. Lenfadenit+MSMD+ grubunda semptomlar 6,08±1,74 ayda başlamış, gerileme süresi ise 33,67±11,82 hafta ile en uzun süre olmuştur. Laboratuvar bulgularında, Lenfadenit+MSMD+ grubunda CRP yüksekliği %66,7 oranında saptanmıştır. PPD pozitifliği Lenfadenit+MSMD+ grubunda %100 iken, lokal enfeksiyon grubunda %21,1 bulunmuştur (p<0,001). MSMD hastalarında 3 hastada IL12R1 zincir eksikliği, 2 hastada IFNGR1 eksikliği tespit edilmiş; bir hastada genetik mutasyon bulunmamıştır.Tedavi açısından Lenfadenit+MSMD+ grubundaki tüm hastalar anti tüberküloz tedavi almıştır. Lokal enfeksiyon grubundaki hastaların %51,1'i tedavi almadan iyileşirken, %21,3'ü topikal, %12,8'i oral, %8,5'i kombine tedavi almış, %6,4'ü anti tüberküloz tedavi kullanmıştır. Tedavi türü ile semptom gerileme süresi arasında istatistiksel fark bulunmamıştır (p=0,399). Sonuç: Bu çalışma BCG aşısı sonrası gelişen istenmeyen etkilerin farklı klinik gruplar üzerindeki dağılımını ve bu etkilerin immünolojik parametrelerle ilişkisini değerlendirmiştir. Bulgular BCG aşısının genellikle yerel reaksiyonlara yol açtığını ancak bazı hastalarda sistemik komplikasyonların gelişebileceğini göstermektedir. Hastaların büyük bir kısmı (%82,5) lokal enfeksiyon grubunda yer alırken, %17,5'i lenfadenit veya MSMD ile ilişkilendirilmiştir. Lokal enfeksiyon grubunda semptomlar daha kısa sürede iyileşirken (4 hafta), lenfadenit+MSMD+ grubunda bu süre anlamlı derecede uzundur (33,67±11,82 hafta; p<0,001). CRP ve PPD pozitifliği, MSMD grubunda belirgin bir şekilde yüksek bulunmuş, bu durum bu gruptaki hastalarda daha güçlü bir immün yanıtı ve sistemik inflamasyonu işaret etmiştir. Tedavi ihtiyacı lenfadenit+MSMD+ grubunda daha yüksek olup tüm hastalar anti tüberküloz tedavi almıştır. Lokal enfeksiyon grubunda ise hastaların %51,1'i tedavi almadan iyileşmiştir. Bu sonuçlar BCG sonrası gelişen komplikasyonların yönetiminde klinik sınıflandırmalara göre bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının önemini vurgulamaktadır. Özellikle MSMD pozitif hastalarda anti tüberküloz tedavinin temel bir yaklaşım olduğunu ve bu hastaların daha yoğun takip gerektirdiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Çocuk, BCG aşısı, lenfadenit , anti tüberküloz , MSMD