İntensif insülin kullanmakta olup hba1c %10 ve üzerinde olan tip 2 diyabetiklerde glisemik kontrolü bozan faktörlerin retrospektif irdelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERPİL YANIK
Danışman: Yüksel ALTUNTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Diabetes mellitus; pankreas insülin sekresyonunun mutlak veya rölatif yetersizliği veya insülin etkisizliği ya da insülin molekülündeki yapısal bozukluklar sonucu gelişen, hiperglisemi ve glukagon yüksekliği ile karakterize; karbonhidrat, protein ve lipid metabolizmalarının bozukluğu ile seyreden, akut metabolik ve kronik dejeneratif komplikasyonlara neden olan bir sendromdur. Yaşam tarzındaki hızlı değişim ile birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde özellikle tip 2 diyabet prevalansı hızla yükselmektedir. Bu çalışmamızda temel olarak, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji Kliniğine başvuran intensif insülin tedavisi almakta olup HbA1C %10 ve üzerinde olan tip 2 diyabet tanılı hastalarda kan şekeri regülasyonunu bozan faktörleri irdelemeyi ve meydana gelmiş olan kardiyovasküler, renal ve retinal komplikasyonları değerlendirmeyi amaçladık. Bu amaçla çalışmamıza Ocak 2015 – Aralık 2016 tarihleri arasında Endokrinoloji Polikliniğine ayaktan başvuran ve Endokrinoloji Servisinde yatarak takip edilen 100 hasta dahil edildi. Hastaların sosyodemografik, antropometrik özellikleri, yemek yeme alışkanlıkları, insülin tedavisine uyumları, günlük fizik aktiviteleri, uyku alışkanlıkları ve çiğneme fonksiyonları dökümante edildi, diyabet komplikasyonları açısından tarandı. Sonuç olarak çalışmamızda tip 2 diyabet tedavisinde son basamak tedavi olarak kabul edilen bazal bolus intensif insülin tedavisi almakta olan ancak buna rağmen ardışık takiplerinde kötü kontrollü seyreden tip 2 diyabetes mellitus hastalarımızı retrospektif olarak irdeledik ve temelde sorunun insülinizasyon eksikliği olmadığını, esas nedenlerin hastaların tedavi uyumu ve diyet uyumu ile ilişkili olduğunu tespit ettik. Temelde hastalarımızın insülin enjeksiyonuna uyum eksikliği olduğunu, diyetisyen tarafından önerilen öğün takvimine uymadıklarını, hastaların büyük kısmının egzersiz yapmadıklarını saptadık. Bu verileri destekler nitelikte hastalarımızda obezite oranın yüksek olduğunu ve diyabet regülasyonunun obezite ile ilişki olduğunu tespit ettik. Çoğunlukla rutin poliklinik takiplerinde göz ardı ettiğimiz iki konu olan diş problemleri ve uyku sorunlarının diyabet regülasyon bozukluğu ile belirgin ilişkili olduğunu gördük. Kötü kontrollü diyabet hastalarında mikrovasküler komplikasyonların belirgin attığını destekler veriler elde ettik.