Türk toplumunda Ege bölgesinde EGFR ve ALK mutasyonu ve klinikopatololojik özellliklerin korelasyonu


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE KARAKURT

Danışman: Berna KÖMÜRCÜOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Bu araştırmada Türk toplumunda Ege Bölgesi'nde yaşayan KHDAK hastalarında EGFR ekzon 18, 19, 20, 21 ekzon mutasyonları ve ALK analizi ile klinikopatolojik özellikleri ve prognozun kıyaslanması amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: EGFR ekzon 18,19,20 ve 21 mutasyonları hastalara ait parafin bloklardan (her hasta için yaklaşık 5 µ büyüklüğünden en az 3 kesit) alınan örneklerden "QIAamp DNA FFPE Tissue kit" (Qiagen, ABD) kullanılarak her bir reaksiyon tüpü başına 15-20 ng olacak şekilde DNA izolasyonu yapıldı. Elde edilen örnekler ile Rotor Gene sistemi kullanılarak RT-PCR aşaması gerçekleştirildi. Mutasyon saptama aşamasında her bir örnek için EGFR G719x, EGFR T790M, EGFR S768I, EGFR ex20ins, EGFR L858R, EGFR L861Q, EGFR ex19del ve EGFR ctrl olmak üzere 8 farklı karışım çoğaltıldı. RT-PCR aşaması Rotor gene sistemi ile gerçekleştirildi. Analiz aşamasında değerlendirme kit içeriğinde yazdığı şekilde ΔCt değerleri hesaplanarak üretici firmanın önerilerine göre gerçekleştirildi. ALK için ise Tümörün parafin bloğundan 4-5 mikronluk kesitler alınıp Mikroskopta dual filtreyle bakıldığında yeniden düzenlenme olmayan nükleuslarda yan yana yeşil ve kırmızı sinyal veya üst üste binmiş sarı görünen yakın sinyaller izlenir. Eğer birbirinden ayrı yeşil- kırmızı sinyallerin "break apart" ve tek kırmızı sinyallerin oranı %15'in üzerindeyse ALK rearrangement'ı pozitif kabul edildi. EGFR ve ALK mutasyon durumu ile klinikopatolojik özellikleri ve prognozu analiz edilmiştir. Sonuçlar: 593 hastadan 63 hastada (%10.6) EGFR mutasyonu saptanmıştır. Mutasyonların dağılımı 2 hastada ekzon 18, 34 hastada ekzon 19, 3 hastada ekzon X 20, 24 hastada ekzon 21 olarak görülmüştür. EGFR mutasyonu olan 63 hastanın 36 sı kadın (%57,14) oranında bulunmuştur, tüm çalışmaya katılan hastaların %21, 6 sının kadın olduğu göz önünde bulundurularak anlamlı fark olduğu görülmüştür (P=0,086). Bizim çalışmamızda mutasyonu olmayan grupta sigara içme yüzdesi %95,5 iken, EGFR mutasyonu olan hastalar arasında ise %11,1 de kalarak anlamlı bir fark olduğu, yani sigara öyküsü ile EGFR mutasyonu arasında negatif korelasyon varlığı saptanmıştır(P=0.005). EGFR mutasyonu ile metastatik bölgeler ve nüks arasında ilişki saptanmamıştır. Yine 593 hasta arasında 19 hastada(%3,2) ALK mutasyonu olduğu görülmüştür. ALK mutasyonu olan 19 hastanın 8 i erkek (%42,1) oranında bulunmuştur. Bizim çalışmamızda mutasyonu olmayan grupta sigara içme yüzdesi %95,5 iken, ALK mutasyonu olan hastalar arasında ise %33,3 de kalarak anlamlı bir fark olduğu, yani sigara içmeyen hastalarda ALK mutasyonunun daha sık olduğu görülmüştür. ALK mutasyonu ile de mutasyonu olmayan veya EGFR mutasyonu olan hastalar arasında metastatik bölgeler veya nüks açısından herhangi bir fark görülmemiştir. Tartışma: Ülkemizde Ege bölgesinde referans göğüs hastalıkları eğitim araştırma hastansinde yapılan çalışmamızda EGFR mutasyon pozitifliği ve ALK mutasyonu pozitifliği Avrupa beyaz ırk ile benzer oranlarda tesbit edildi. EGFR mutasyonu kadın, sigara içmeyenlerde ve adenokarsinom histolojisinde daha sıktır. ALK mutasyonu da çalışmamıza göre aynı şekilde genç yaşta, kadınlarda ve sigara içmeyenlerde daha sık saptanmıştır. EGFR ve ALK mutasyonu olan hastalar mutasyonu olmayanlara göre daha iyi prognoza sahiptir. Sonuçta seçilmiş hastalarda hedefe yönelik tedaviler belirgin yaşam süresi avantajı sağlamasıyla ilk hattan itibaren tedavide yerini almıştır.