Pediyatrik klasik hodgkin lenfomada 18F-FDG PET/BT kantitatif ve semi-kantitatif parametrelerin tedavi yanıtı ve progresyonsuz sağkalım ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET OĞUZ KARTAL
Danışman: Nedim Cüneyt Murat GÜLALDI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma, pediyatrik klasik Hodgkin lenfoma (kHL) hastalarında evreleme ve interim erken yanıt 18F-FDG PET/BT değerlendirme parametrelerinin ve iki kür kemoterapi sonrası parametrelerdeki değişim düzeylerinin; tedavi yanıtı ve prognostik öneminin araştırılmasını amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: 2019-2023 yılları arasında birinci basamak tedavi amacıyla kemoterapi uygulanan, 46 pediyatrik kHL tanılı hastanın tedavi öncesi ve interim 18F-FDG PET/BT görüntüleri; vizüel, SUVmax %42, mediastinal ve karaciğer aktivitesi parametre alınarak 4 farklı segmentasyon yöntemi ile segmente edildi. MTV ve SUV temelli ölçümler ile iki kür indüksiyon kemoterapisi sonrası değişim düzeyleri kaydedildi. Uygulanan kemoterapi dozları ve rejimleri not edildi. Yanıt düzeyleri, Lugano kriterlerine göre belirlendi. Ayrıca hastaların takiplerinden progresyonsuz sağkalım durumları ve sürelerine ulaşıldı. Bulgular: Karaciğere göre hesaplanmış MTV başına düşen adriamisin dozu [Adriamisin Dozu / MTV(KC)], iki kür kemoterapi sonrası yanıt öngörüsünde bağımsız prediktör olduğu görülmüştür. İki kür kemoterapi sonrası mediastinal aktiviteye göre hesaplanmış metabolik tümör hacim değişim düzeyi [ΔMTV(MED)] ve interim PET/BT yanıt türü, kemoterapi sonrası yanıt öngörüsü olan prediktörler olduğu belirlenmiştir. Son olarak interim PET/BT'den elde edilen i-MTV(42) ile iki kür kemoterapi sonrasındaki SUVmax değişim düzeyi (ΔSUVmax), progresyonsuz sağkalım öngörüsü olan bağımsız prediktörler olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca farklı segmentasyonlara ait birçok interim PET/BT parametresi ve parametrelerdeki değişim düzeylerinin, yüksek tanısal performans ile progresyon grubunu ayırt edebildiği ve progresyonsuz sağkalımda rol oynadıkları görülmüştür. Sonuç: Pediyatrik kHL hastalarında, evreleme 18F-FDG PET/BT'den elde edilen hacimsel parametrelerin kemoterapi dozları ile birlikte değerlendirildiğinde erken yanıt öngörüsü olduğu; interim parametrelerinin ve 2 kür kemoterapi sonrası PET parametrelerindeki değişim düzeylerinin, hastanın klinik seyri hakkında bilgi verebileceği neticesine varılmaktadır. Bulguların daha geniş hasta serileri ile doğrulanması halinde, pediyatrik kHL hastalarında kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerinde katkı sağlayabilir.