İdiopatik normal basınçlı hidrosefali hastalarında V-P shunt operasyonu öncesi ve sonrasında klinik ve radyolojik değişikliklerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERMAN GÜLER
Danışman: Füsun ÖZER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: NBH özellikle ileri yaş hastalarda görülen, yaşam kalitesini düşürerek ileri morbiditelere ve mortaliteye yol açmakta olan bir patolojidir. Hastalığın doğal seyrindeki triad olan denge kaybı, idrar inkontinansı ve demans; hastaların sağlığını ileri derecede etkileyebilecek sekonder sağlık sorunlarına da yol açmaktadır. Bu çalışmamızda özellikle tanının erken konulması ve post-operatif dönem izlemi hasta ve sağlık harcamaları açısından önemli olan bu hastalığın tanı ve takibinde yarar sağlayacak antitelerin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Eylül 2017- Eylül 2018 tarihleri arasında Nöroşirürji kliniğine başvuran, klinik NBH triadını tam olarak karşılayan ve radyolojik olarak NBH olarak değerlendirilen yaşları 50-85 arasında değişen 14 hasta dahil edilmiştir. Hastaların hepsi klinik ve radyolojik değerlendirme sonrası LP ya da lomber drenaj ile izlenmiş ve bulgularında iyileşme olması üzerine cerrahi kararı alınmış hastalardır. Hastaların pre/post-operatif dönemde anestezi hazırlıkları sonrası hastanemizde bulunan 1,5 Tesla MR cihazında koronal, sagittal ve aksiyel planda T1 ve T2 sekans görüntüleri elde edilmiştir. OCT ölçümleri yine hastanemiz bünyesinde bulunan OCT cihazı ile retinal kalınlık (retinal thickness, RT) ölçülecek şekilde elde olunmuş ve karşılaştırılmıştır. Bulgular: Hastaların yapılan ölçümleri sonrası yapılan istatistiksel analizde frontal horn, Evans indeksi, corpus callosum açısı, kalk-yürü testi ve retinal kalınlıkların ölçümleri istatistiksel olarak anlamlı şekilde düzelmiş saptandı. Bunların yanısıra MRG'de yüksek konveksite darlığının tanı için önemli bir MRG bulgusu olduğu izlendi. Sonuç: Elde ettiğimiz sonuçlar ışığında bakıldığı zaman daha geniş ölçekli çalışmalara ihtiyaç duyulmakla beraber; tanı için kalk-yürü testi, callosal açı ölçümü, yüksek konveksite darlığı ve Evans indeksinin, tedavi sonrası izlemde ise lateral ventrikül frontal horn genişliği, Evans indeksi, kalk-yürü testi, callosal açı ölçümü ve OCT ile retinal kalınlık takibinin kullanılabileceğini öngörmekteyiz. Anahtar Kelimeler: NBH, OCT, yüksek konveksite darlığı, callosal açı