Ektopik gebelikte ultrasonografik odak boyutunun medikal (metotreksat) ve cerrahi tedaviyle ilişkisi
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNAN MANSUROĞLU
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Ektopik gebelik fertilize ovumun uterusun endometrial kavitesi dışında herhangi bir yere implante olmasıdır. Tanı sıklıkla transvajinal ultrasonografi (TV-USG) ve seri β-hcg ölçümleri ile konulur. Tanıdaki gecikmeler ve tedavideki uygun olmayan yaklaşımlar, artmış morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde ektopik gebelik tanısı konulan ve metotreksat başlanan hastalarda cerrahi tedavi ihtiyacını ultrasonografik ölçümlerle öngörmek, hastanede kalış süresini azaltmak , hastaları medikal tedavinin yan etkilerinden korumaktır. Materyal ve Metot: Çalışmaya Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde, 24 Aralık 2023-15 Şubat 2024 tarihleri arasında ektopik gebelik nedeniyle medikal tedavi uygulanan hastaların analiz edildiği retrospektif bir çalışmasıdır. Ektopik gebelik tanısı alıp metotreksat ile takip ve tedaviye başlanmış 100 hasta incelendi. Etik kurul onayından sonra, ektopik gebelik tanısı ile yatırılan ve tek doz metotreksat tedavisi almış olan, verilerine tam olarak ulaşılan toplam 100 hastanın kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Ektopik gebelik tanısı; serum b-hcg değeri>1500 mIU/mL olması ve transvaginal ultrasonografide intrauterin gebelik kesesinin gösterilememesi veya ektopik odağın izlenmesi, β-HCG değeri<1500 mIU/mL olduğunda ise β-HCG'nin 48 saatte %60'tan az artış göstermesi veya plato çizmesi ile konuldu. Metotreksat tedavisinin kesin kontrendikasyonları olan hemodinaminin stabil olmaması, aktif hepatik veya renal hastalık olması durumlarındaki hastalar çalışmaya dahil edilmedi. 50 mg/m2 tek doz metotreksat intramüsküler olarak uygulandı. Tedavinin 4. ve 7. günleri arasında b-hcg değerlerinde %15'ten fazla düşüş olması ve haftalık takiplerde bu düşüşün devam ederek serum b-hcg değerlerinin 5mIU/mL altına inmesi durumunda tedavi başarılı olarak kabul edildi. Serum b-hcg konsantrasyonunda artış, tedavinin 7. gününde % 15'ten az düşüş saptanan hastalara 2. Doz metotreksat aynı protokolle uygulandı. Tedavi sürecinde rüptür gelişen hastalara cerrahi tedavi yapıldı. Verilerin istatistiksel değerlendirmesi Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) for Windows sürüm 20.0 kullanılarak yapıldı. Bazı bağımlı değişkenler için lojistik regresyon analizleri gerçekleştirildi. Veriler %95 güven düzeyinde incelendi ve p değeri 0.05'ten küçük ise testler anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların tamamına metotreksat başlandı. Bu 100 hastanın 30 tanesi süreç içerisinde cerrahiye ihtiyaç duydu. Hastalardan 13`ü 7 günlük süreç içerisinde cerrahiye gitti. 7 günlük protokol sonrası 10 hasta 2. Doz metotreksat tedavisine ihtiyaç duydu. 2. Doz metotreksat tedavisine ihtiyaç duyan 10 hastadan 4`ü cerrahiye ihtiyaç duydu. B-hcg takipleri sırasında rüptür saptanan 13 hastaya cerrahi yapıldı. Cerrahi yapılan hastalardan 28'inde laparoskopi 2 tanesinde laparotomi tercih edildi. Bunların tamamında salpenjektomi tercih edildi. Odak boyutu ölçümü için en ideal duyarlılık ve özgüllük istatistiklerine göre eşik değeri 15,50mm b-hcg için ise 1595,00 olarak hesaplandı. Odak boyutu eşik değerine göre sonucu cerrahi olan hastaların cerrahi olarak sınıflanma olasılığı %72,2; sonucu cerrahi olan hastaların sonucu metotreksat olarak sınıflanma olasılığı %24,6 ve sonucu metotreksat olan hastaların sonucu metotreksat olarak sınıflanma olasılığı %75,4'tür. B-hcg eşik değerine göre sonucu cerrahi olan hastaların cerrahi olarak sınıflanma olasılığı %77,8; sonucu cerrahi olan hastaların sonucu metotreksat olarak sınıflanma olasılığı %17,4 ve sonucu metotreksat olan hastaların sonucu metotreksat olarak sınıflanma olasılığı %82,6'dır. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda metotreksatın daha etkili olabileceği odak boyutları ve b-hcg değerleri olduğunu bulduk. 1. Gün ultrason ile ölçülen odak boyutunun sürecin medikal veya cerrahi tedaviyle sonuçlanıp sonuçlanamayacağı konusunda fikir oluşturabileceğini gördük. Odak boyutunun büyük olması ve b-hcg değerinin yüksek olması metotreksat tedavisinin başarı şansını düşürdü. Metotreksat tedavisinin etkili olduğu odak boyutları, literatürde ekspektan yöntemle takip edilen ektopik gebelik çalışmaları kıyaslandığında anlamlı bir fark olmadığı ortaya çıktı. Anahtar Kelimeler: Ektopik gebelik, Metotreksat, Ultrasonografi