Nazal septum deviasyonunun ön kafa tabanı yapısına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYDA AKBAL

Danışman: Mehmet Ali ÇETİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Nazal septal deviasyonun derecesi septal cerrahi planı ve endoskopik sinüs cerrahisinde önemlidir. Daha önce birçok çalışmada septal deviasyon derecesi ile paranazal sinüs havalanması arasında ilişki olduğu belirtilmiştir. Cerrahi öncesinde septal deviasyon, paranazal sinüslerin havalanması ve ön kafa tabanı yapılarının iyi değerlendirilmemesi iatrojenik yaralanmalara yol açabileceği gibi anatomik farklılıkların bilinip bilinmemesi nüks ve rezidü hastalık risklerini de değiştirmektedir. Bu çalışmanın amacı bilgisayarlı tomografi ile nazal septal deviasyon derecesi ve ön kafa tabanı yapıları arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Ocak 2014-Aralık 2018 tarihleri arasında başvurmuş ve paranazal sinüs tomografisi olan, 18-65 yaş aralığında 312 hasta dahil edildi. Çalışmaya daha önce travma veya ameliyat öyküsü olan hastalar ile sinonazal tümör, sinonazal polipozis, akut rinosinüzit, BOS kaçağı ve belirgin yüz deformitesi olan hastalar dahil edilmedi. Koronal düzlemde, kemk penceresinde yapılan ölçümler PACS ve Horos sistemleri üzerinde gerçekleştirildi. Septum deviasyonu derecesi, her iki yönde lateral lamella uzunluğu ve Keros derecesi, her iki yönde lateral lamella-kribriform lamella arasındaki açı manuel olarak aynı KBB hekimi tarafından ölçüldü. Çalışma verileri STATA 14.2 ile ile istatistiki önem ve ilişkiler açısından incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 105'i kadın ve 207'si erkek olmak üzere 312 hastanın yaş ortalaması 33.00 ve standart sapması 11.22 idi. 43 hastada septum deviasyonu gözlenmedi. Kategorik olmayan değişkenlerin normal dağılıma sahip olup olmadıklarına dair Shapiro-Wilk test sonucuna göre %5 anlamlılık düzeyinde sağ/sol olfaktor fossa (OF) derinliği ve sol OF açısı normal dağılıma sahipken sağ OF açısı da normal dağılıma çok yakın bir dağılım sergilemiştir. Yaş ve septum deviasyonu açıları incelendiğinde normal dağılıma uymadığı gözlemlenmiştir. Ön kafa tabanınında değerlendirilen parametrelerin (Sağ Olfaktor Fossa Derinliği, Sağ Kribriform Plate Açısı, Sol Olfaktor Fossa Derinliği, Sol Kribriform Plate Açısı) %5 anlamlılık düzeyinde ANOVA testi ile değerlendirilmesi ile hem kategorik değişkenlerin hem de diğer grupların bağımsız dağıldıklarını ve septum deviasyonu varlığında da normal dağılıma sahip olduklarını göstermektedir. Bu verilerin sonucunda yapılan karşılaştırma ile septum deviasyonunun derecesi arttıkça olfaktor fossa derinliği ve keros derecesinde %5 anlamlılık düzeyinde değişmeler olduğu saptanmıştır. Bizim çalışmamızda septum deviasyonu ile ön kafa tabanı parametlerinin ilişkisi incelenerek septum deviasyonunun varlığının olfaktor fossa derinlikleri, keros dereceleri ve lateral lamella - kribriform lamella arasındaki açıyı değiştirmediği gözlenmiştir (p>0,05'lik önem düzeyinde olması sebebiyle) . Fakat buna karşın septumun devie olduğu tarafta olfaktor fossa derinlikleri ve keros derecelerinin istatistiki olarak anlamlı olduğu düzeyde değiştiği gözlenmiştir. Fakat septum derecesi ile kribriform lamel-lateral lamella arasındaki açı arasında istatistiki olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç: Endoskopik sinüs cerrahisi öncesi BT değerlendirmesi cerrahi başarı ve komplikasyonların azaltılması için önemlidir. Yaptığımız çalışmada nazal septum deviasyonunun; devie olduğu yönde olfaktor fossa derinliği ve keros derecesini anlamlı istatistiki değerler düzeyinde değiştirdiği tespit edilmiştir. Literatüre daha önemli katkılar için örneklem sayısı ve ölçüm yöntemleri geliştirilerek daha ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.