Naiv Retina Ven Dal Tıkanıklığı hastalarında peripapiller retina sinir lifi tabakasındaki incelmenin karşılaştırılması: Deksametazon intravitreal implant'a karşı intravitreal Bevacizumab
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KAYSERİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İBRAHİM İSMET SERT
Danışman: Cemal ÖZSAYGILI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma, daha önce tedavi almamış (naiv) Retinal Ven Dal Tıkanıklığı (RVDT) hastalarında gelişen maküla ödemi (MÖ) tedavisinde, intravitreal Deksametazon implant (IVD) ve intravitreal Bevacizumab (IVB- Anti-VEGF) uygulamalarının 12 aylık süreçte etkinliklerini ve peripapiller Retina Sinir Lifi Tabakası (pRSLT) kalınlığı üzerindeki etkilerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017- Ocak 2024 tarihleri arasında Kayseri Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği'nde RVDT tanısı almış, 18-80 yaş arası tüm hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya 23 IVD ve 35 IVB tedavisi alan toplam 58 hasta dâhil edildi. Hastaların Optik Koherens Tomografi (OKT), RSLT ve Fundus Floresein Anjiografi (FFA) görüntüleri değerlendirildi. Başlangıçta ve takiplerde; santral maküla kalınlığı (SMK), en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK), göz içi basınç (GİB), iskemi ve epiretinal membran (ERM) gelişimi/progresyonu, tedavi dozu, OKT ve RSLT kalınlıkları kaydedildi. OKT'de RSLT kalınlıkları, tedavi grupları birbirleriyle ve sağlıklı kontrol grubuyla (27 sağlıklı kişi) karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler SPSS v30.0 programıyla yapıldı. Bulgular: Her iki tedavi ve kontrol grubunun cinsiyet ve yaş ortalamaları benzerdi. Tedavi grupları en sık ek hastalık (Hipertansiyon-HT), iskemi gelişimi ve tutulan vasküler segment (Temporal Süperior-TS) yönünden benzerdi. Uygulanan medyan doz IVB grubunda 6, IVD grubunda 3 olup, aralarında anlamlı fark saptandı (<0,001). ERM gelişimi/progresyonu IVB grubunda %5,7, IVD grubunda %26,1 oranında olup, aralarında anlamlı fark bulundu (p=0,048). GİB, IVB grubunda 9. ve 12. aylarda (p=0,005; p<0,001), IVD grubunda ise 3., 6., 9. ve 12. aylarda anlamlı şekilde arttı (p<0,001). GİB'de 12 aylık değişim IVD grubunda IVB'ye göre anlamlı yüksekti (<0,001). 12. ayda her iki grupta SMK anlamlı olarak azaldı (p<0,005), gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. LogMAR görme keskinliği her iki grupta iyileşme gösterdi; 9. ayda IVD grubunda IVB'den anlamlı daha yüksek olup (p=0,029), 12. ayda gruplar arasında fark gözlenmedi. IVB grubunda mean RSLT kalınlık azalması kontrol grubuna göre anlamlıydı (p=0,002), IVD grubunda anlamlı değildi. Her iki tedavi grubunda son ölçülen mean RSLT kalınlıkları kontrol grubundan anlamlı olarak ince değildi. Her iki tedavi grubunda 12. ayda TS RSLT kalınlığı başlangıca göre anlamlı olarak azaldı (p=0,007; p=0,004), ancak 12. ayda tedavi gruplarının TS RSLT kalınlıkları kontrol grubuna göre anlamlı olarak ince değildi. IVB grubunda 6. ve 12. aylarda T RSLT değerleri başlangıca göre anlamlı düşük bulundu (p=0,001; p=0,003), ancak IVD grubunda anlamlı bir değişim saptanmadı. 12. ayda tedavi gruplarının T RSLT kalınlıkları kontrol grubuna göre anlamlı olarak ince değildi. IVB grubunda 6, 9, ve 12. aylarda TI RSLT değerleri başlangıca göre anlamlı şekilde düşükken (p=0,002; p<0,001; p<0,001), IVD grubunda 12 aylık süreçte TI RSLT'de anlamlı incelme gözlenmedi. 12. ayda üç grup arasında TI RSLT kalınlıkları açısından anlamlı fark bulunmadı. Tedavi sürecinde N, NI ve NS kadranlarında RSLT kalınlık azalması açısından tedavi ve kontrol grupları arasında anlamlı fark bulunmadı. TB-12. ay arası GİB artışı ile RSLT azalması arasında; IVD grubunda tüm kadranlarda (p<0,001), IVB grubunda ise özellikle TS, TI, T ve mean kadranlarında (p<0,005) çok güçlü negatif korelasyon saptandı. 12. ayın sonunda her iki tedavi grubunda da kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir RSLT incelmesi gözlenmedi. Sonuç: RVDT'ye bağlı MÖ tedavisinde IVB ve IVD'nin fonksiyonel ve anatomik sonuçları benzerdir. RSLT kalınlığında özellikle etkilenen kadranlarda azalma saptansa da uzun vadede sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı bir incelme olmadığı ve her iki tedavinin de güvenli olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Retinal Ven Dal Tıkanıklığı, Optik Koherens Tomografi, Retina Sinir Lifi Tabakası, Deksametazon İntravitreal implant, İntravitreal Bevacizumab.