Aile hekimliğinde kanıta dayalı tıp uygulamaları düzeylerinin hasta memnuniyeti ve hekimlerin insancıl davranışları ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FURKAN ZEYBEL

Danışman: Hakan DEMİRCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Birinci basamak sağlık hizmetlerinde kanıta dayalı tıp (KDT) uygulamaları, klinik kararların bilimsel kanıtlara dayandırılmasını sağlarken, hasta–hekim ilişkisinin niteliği ve hasta memnuniyeti üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilmektedir. Bununla birlikte, hekimlerin KDT düzeyleri ile hastaların algıladığı insancıl davranışlar ve hasta memnuniyeti arasındaki ilişkinin nicel olarak ortaya konduğu çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, aile hekimlerinde kanıta dayalı tıp bilgi ve beceri düzeylerinin, hekimin insancıl davranışları ve hasta memnuniyeti ile olan ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve analitik nitelikteki bu araştırmaya 50 aile hekimi dâhil edilmiştir. Hekimlerin kanıta dayalı tıp düzeyleri Fresno Kanıta Dayalı Tıp Testi (FRESNO) ile, hekimlerin insancıl davranışları Hekimin İnsancıl Davranışları Ölçeği (HİDÖ) ile ve hasta memnuniyeti Hasta Memnuniyeti Anketi (HMA) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Aile hekimliği uzmanlarının FRESNO toplam puanları pratisyen hekimlere göre anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p=0,010). Buna karşın hasta memnuniyeti, HMA ve HİDÖ puanları uzmanlık durumuna göre farklılık göstermemiştir (p>0,05). Sosyodemografik değişkenler (cinsiyet, medeni durum, mesleki deneyim) ile FRESNO, HMA, HİDÖ ve hasta memnuniyeti arasında anlamlı ilişkiler saptanmamıştır. Spearman korelasyon analizinde HMA ile HİDÖ puanları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki belirlenmiştir (r=0,395; p=0,005). FRESNO puanları ile hasta memnuniyeti, HMA ve HİDÖ arasında anlamlı korelasyon saptanmamıştır (p>0,05). Tek değişkenli lineer regresyon analizinde HİDÖ puanı HMA'nün pozitif bir yordayıcısı olarak bulunmuş (B=0,307; p=0,023); ancak çok değişkenli modelde bu ilişkinin istatistiksel anlamlılığını kaybettiği ve modelin genel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür (p=0,209). Hasta memnuniyeti yüzdesini ve HİDÖ puanını yordayan çok değişkenli modellerin de anlamlı olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Sonuç: Bu çalışma, aile hekimlerinde kanıta dayalı tıp bilgi düzeyinin uzmanlıkla arttığını, ancak bu artışın doğrudan hasta memnuniyetine veya hastaların algıladığı insancıl davranışlara yansımadığını göstermiştir. Buna karşılık, hasta memnuniyeti ile hekimin insancıl davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunması, birinci basamakta memnuniyetin teknik bilgi düzeyinden çok iletişim ve insani yaklaşım boyutuyla ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Bulgular, kanıta dayalı tıp eğitimlerinin iletişim becerileri ve insancıl hekimlik tutumlarıyla bütünleştirilmesi gerektiğini ve aile hekimliği uygulamalarında hasta merkezli yaklaşımın güçlendirilmesinin hasta memnuniyetini artırmada temel bir strateji olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, kanıta dayalı tıp, hasta memnuniyeti, insancıl davranış, birinci basamak sağlık hizmetleri