İskiofemoral sıkışma prediktörlerinin manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU USTA

Danışman: Esma Esin DERİN ÇİÇEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamız, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile iskiofemoral sıkışma (İFS) tanısını karşılayan olgularda, iskiofemoral bölgenin morfolojik ölçümlerini belirlemeyi, bu ölçümler arasındaki ilişkileri analiz etmeyi ve ölçümlerin iskiofemoral aralık üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Eylül 2021-Ağustos 2025 arasında, kalça MRG çekimi yapılan hastalar retrospektif olarak tarandı. İFS tanı kriterlerine uygun olarak, iskiofemoral mesafe (İFM) ≤15 mm ve kuadratus femoris mesafesi (KFM) ≤10 mm olan olgular belirlenerek, 250 hastaya ait 382 kalça MRG çalışmaya dahil edildi. Dokuz nicel ölçüm yapıldı: İFM, KFM, hamstring tendon alanı (HTA), trokanter minör alanı (TMA), kollodiafizer açı (KDA), iskial açı (İA), femoral boyun açısı (FBA), pubik açı (PA) ve interiskial mesafe (İİM). Buna ek olarak, kuadratus femoris kasına (KFK) ait yağlı atrofi ve ödem değerlendirildi. Bu morfolojik parametrelerin arasındaki ilişkileri ve iskiofemoral boşluk ile olan bağlantılarını araştırmak amacıyla istatistiksel analizler yapıldı. Bulgular: Çalışmamızda, İFM'nin sol tarafta sağ tarafa göre anlamlı derecede dar olduğu saptandı. İFM ve KFM, bazı femoral ve pelvik morfolojik parametreler ile zayıf ancak anlamlı korelasyonlar gösterdi. Regresyon analizlerinde, TMA'nın, HTA'nın ve İİM'nin İFM üzerinde bağımsız etkileri olduğu ortaya kondu. Ayrıca, HTA'nın ve bazı açısal parametrelerin KFM üzerinde bağımsız etkileri olduğu gösterildi. KFK'de yağlı atrofi ve ödem bulguları sık olarak gözlendi, İFM ve KFM değeri azaldıkça atrofi ve ödem derecesinin arttığı saptandı. İleri yaş grubunda bazı morfometrik ölçümlerde anlamlı değişiklikler izlendi ve bu yaş grubunda alan ölçümlerinin tanısal performansının, mesafe ölçümlerine kıyasla daha yüksek olabileceği gösterildi. Sonuç: Çalışmamız, İFS'nin, femoral ve pelvik anatomik yapının, yaşa bağlı değişikliklerin ve komşu kas, kemik, yumuşak doku patolojilerinin birlikte rol oynadığı kompleks bir sendrom olduğuna işaret etmektedir. İFS tanısında, İFM ve KFM temel tanısal parametrelerdir. Bununla birlikte, alan ölçümlerinin, femoral ve pelvik açıların, KFK sinyal değişikliklerinin birlikte değerlendirilmesinin tanısal doğruluğu artırabileceği sonucuna varılmıştır. Bu bulgular, İFS tanısında daha kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: iskiofemoral sıkışma, iskiofemoral mesafe, kuadratus femoris kası