Derin hipotermik sirkulatuar arrest (DHCA, 18˚c) ile asendan aort ve aort kökü anevrizma cerrahisi uygulanan erişkin hastalarda akut böbrek hasarı gelişmesindeki parametreler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUSUF KAĞAN POÇAN

Danışman: Mehmet KAPLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Akut böbrek hasarı açık kalp cerrahisinin önemli komplikasyonlarındandır. Derin hipotermik sirkulatuar arrest (DHCA)'in bu riski artırdığını bildiren çalışmalar bulunmaktadır. Kabul edilmiş non-invaziv bir renal takip yöntemi olan near infra-red spectroscopy (NIRS) monitorizasyonunun ve renal fonksiyon parametrelerinin DHCA ve buna sekonder gelişen akut böbrek hasarı (ABH)'nın erken tanısındaki kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bilinen renal yetmezlik öyküsü olmayan DHCA ile asendan aort ve aort kökü anevrizma cerrahisi uygulanacak hastalarda intraoperatif renal doku oksijen saturasyonu monitorizasyonu yapıldı. Postoperatif dönemde akut böbrek hasarı gelişimini belirten parametreler ile intraoperatif ve postoperatif idrar çıkışı, laktat düzeyi takibi ve intraoperatif renal NIRS monitorizasyonu saturasyon değerlerinin bu sonuçlarla ilişkisi incelendi. Preoperatif demografik ve laboratuar parametrelerin, kan kullanımının ve operatif sürelerin akut böbrek hasarı ile ilişkisi araştırıldı. Bulgular: Asendan aort ve aort kökü anevrizma cerrahisi uygulanan 41 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. ABH KDIGO evre 1 insidansı %19.5 (n=8) bulunmuştur. Renal NIRS doku saturasyon takibinde belirlenen eşik değerlerinin altına düşüş ve süresinin ABH gelişimindeki ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. DHCA süresi, ABH gelişiminde istatistiksel olarak anlamlı bir risk faktörü olarak görülmemiştir. DHCA'nın intraoperatif idrar çıkışına olan etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Kardiyopulmoner bypass (KPB) süresi, ABH gelişimi ile istatistiksel olarak anlamlı ilişki içinde bulunmuştur (p=0.03). Demografik verilerden ileri yaş ABH açısından risk faktörü olarak saptanmıştır (p=0.038). Preoperatif GFR düzeyi, ABH gelişimini öngörmede yüksek istatistiksel anlamlılık düzeyi ile kreatinin ve üreden daha hassas bir parametre olarak bulunmuştur (p=0.005). Sonuç: Erişkin kardiyak cerrahisinde DHCA sırasında renal NIRS monitorizasyonu ile ilgili literatürde yetersiz veri mevcuttur. DHCA'nın güvenli kullanımını artırmak için bu konuda daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. NIRS problarının dokuya ve işleme spesifik olarak tekniğinin geliştirilmesi ise bu sonuçları iyileştirecektir. DHCA, güvenli ve 32 dk'dan kısa süreli kullanılması halinde ABH gelişimi için bir risk faktörü olmayıp, laktat düzeyini ve nörolojik sonuçları olumsuz etkilememektedir. DHCA, cerrahi işlemin eksiksiz yapılması gereken durumlarda tecrübeli kliniklerin kullanmaktan çekinmemesi gereken hayati bir yöntemdir. Anahtar Kelmeler: Akut böbrek hasarı, renal saturasyon, NIRS, DHCA, aort cerrahisi