Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan hastalarda erken dönem uyumsuz şemaların, ebeveyn tutumunun, algılanan hastalık yükünün major depresif bozukluk komorbiditesi gelişimine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYZA ŞALLI

Danışman: Mehmet TEKDEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı olan çocuklarda komorbid psikiyatrik rahatsızlıkların yüksek oranda eşlik ettiği bilinmekte olup %15-20 oranında majör depresif bozukluk komorbiditesi bulunmaktadır. Buna karşın DEHB tanılı bir çocuğun ebeveynin DEHB semptomlarını ve tedavi süreci yönetirken yaşadığı zorluklar, yaşanan sosyal, akademik, davranışsal problemler ailenin yaşadığı fiziksel ve ruhsal baskıyı yansıtmasını arttırmaktadır ve bu çocukların ruhsal gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Kendimize, çevremize karşı bakış açımızın da yaşamın erken dönemlerinde oluşmaya başlayan şemalarla olduğu bilinmektedir. Erken dönemde ortaya çıkan olumsuz şemaların sebeplerinden biri de ebeveyn tutumu olduğu bilinmektedir. Ve bu olumsuz şemalarda hastalarda depresyon gelişimine yol açmaktadır. Çalışmamızda DEHB den majör depresif bozukluğa giden yolda etki eden faktörlerin; ebeveynin yük algısı ve tutumu olduğu buna bağlı oluşan erken dönem olumsuz şemalar olduğu düşünülmektedir. DEHB hastalarının ailelerinin bakım yükleri tutum ve davranışlarının sağlıklı çocuklara göre daha zor olduğu ve bu çocuklarda olumsuz şemaların daha aktif olduğunu böylece komorbid depresyon gelişimine etkisi olduğunu düşünüyoruz. Çocuk ve ergenlerde şema ve ebeveyn tutumları hakkında yapılan sınırlı çalışmalar bulunmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma evrenini Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin çocuk ve ergen psikiyatri polikliniklerine başvuran ve DSM-5-TR'ye göre "DEHB" tanısı almış 10-16 yaş arası hastalardan, Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nin çocuk hastalıkları polikliniğine başvuran 10-16 yaş sağlıklı kontrol grubu ile oluşturulmuştur. Çalışmada istatiksel gücün sağlanabilmesi adına 110 dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılı hasta ve 50 sağlıklı kontrol grubu olmak üzere çalışmaya toplam 160 katılımcının alınması planlanmıştır. İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniği'ne Mart 2024-Ağustos 2024 tarihleri arasında başvurmuş̧ olup 10-16 yaşları arasında olan, çalışmamıza katılmaya gönüllü̈ ve aydınlatılmış̧ onam formunu imzalamış̧ olan, ÇDŞG-ŞY-T tanı koyma görüşme çizelgesine göre değerlendirilmiş̧ ve DEHB tanısı almış, çalışamaya dahil edilme/dışlama ölçütlerini karşılayan, 110 DEHB olgusu ve olguların anneleri çalışmaya alınmıştır. Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nin çocuk hastalıkları polikliniğine Mart 2024- Ağustos 2024 tarihleri arasında başvuran 10-16 yaş sağlıklı grubundan , çalışmamıza katılmaya gönüllü̈ ve aydınlatılmış̧ onam formunu imzalamış̧, ÇDŞG-ŞY-T tanı koyma görüşme çizelgesine göre değerlendirilmiş̧ ve DEHB tanısı almayan, aktif psikiyatrik psikopatolojisi bulunmayan, kontrol grubu için belirlenen dahil edilme/dışlanma ölçütlerini karşılayan 50 gönüllü̈ ve gönüllülerin anneleri çalışmaya alınmıştır. Bulgular: Çalışmamızda DEHB hastalarıyla kontrol grubu olumsuz şemaları karşılaştırıldığında DEHB hasta grubunda boyun eğicilik-onay arayıcılık şemaları dışında diğer 13 şema kontrol grubuna göre daha aktif olarak bulundu. DEHB ve hasta grubunda Zarit bakım veren yükü algısı ve EKRÖ kabul-red algısı ölçeğinde kontrol grubuna göre daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Hem vaka hem kontrol grubunda ÇEŞÖT şemalarıyla skorları arasında korelasyon saptandı. DEHB grubunda EKRÖ puanı arttıkça duygusal yoksunluk, CDI ve haklılık/büyüklenmecilik şemalarında aktifleşme görüldü. DEHB grubunda bakım veren yüküyle terk edilme ve tutarsızlık, haklılık/ büyüklenmecilik, kendini onaylamama, cezalandırıcılık şemalarında korelasyon vardı. Turgay toplam puanı, eşik üstü değer sayısı ve alt ölçeklerinde zarit bakım veren yükü ve EKRÖ ile pozitif korelasyon vardı. Oluşturulan modellemeler yapısal eşitlik modeliyle analiz edildi. Yeterli uyum indeksi sağlanamadı. Örneklem sayısının yeterli olmaması buna sebep olabileceği düşünüldü. Sonuç: DEHB çocuklarda sağlıklı çocuklara göre daha fazla erken dönem olumsuz şema oluşumunun bulunduğu ve bu oluşumunda ebeveynin yük algısının artma, çocuğu kabul-red algısının artmasıyla arttığı ve aktifleştiği görüldü. Aktif olan şemalarla CDI skorları da pozitif bir ilişki vardı. Çocuk ve ergenlerde az sayıda yapılan bu çalışma çocuklarda şema terapiyle komorbiditenin önüne geçilmesi, DEHB çocukların sosyal, kişisel ve akademik alanda gelişim sağlamasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu oluşumlara etki eden faktörleri bilirsek ebeveyn eğitimiyle de hem ebeveynin hem çocuğun bu zorluklara karşı baş etme becerilerini güçlendirip ek psikiyatrik rahatsızlıkların azalmasını ve hem ebeveynin hem DEHB çocukların birçok alanda işlevselliğini arttırmaya yardımcı olabiliriz. Anahtar Kelimeler: DEHB, Ebeveyn tutumu, olumsuz şemalar, bakım veren yükü, depresyon