Dahiliye yoğun bakım ünitesinde yatarak tedavi gören hastalardan alınan örneklerden izole edilen mikroorganizmaların dağılımı ve antibiyotik duyarlılık/direnç profillerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ERZURUM TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUSUF ÇAKMAK
Danışman: Kenan ÇADIRCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışma, Erzurum Şehir Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2024–2025 yılları arasında yatan hastalardan elde edilen klinik örneklerden izole edilen mikroorganizmaların dağılımını ve bu etkenlerin antibiyotik duyarlılık/direnç profillerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Çalışmada tek merkez olarak Erzurum Şehir Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2024–2025 yılları arasında yatan 2.150 hasta dosyası incelendi. Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip edilen toplam 330 hastaya ait 471 mikrobiyolojik izolat çalışmaya alındı. İzolatların tür dağılımları, antibiyotik duyarlılıkları ve klinik değişkenlerle ilişkileri analiz edildi. Demografik veriler, altta yatan hastalıklar, enfeksiyon odakları, risk faktörleri değerlendirildi. Çalışmaya kontaminasyon olarak değerlendirilen koagülaz negatif stafilokoklar dahil edilmedi. Mantar enfeksiyonları yönü ile hastanemizde bu izolatlar için duyarlılık/direnç testlerinin yapılamaması nedeniyle çalışma kapsamı dışında bırakıldı. Tüm klinik örnekler standart mikrobiyolojik yöntemlerle çalışıldı ve izolatların tanımlanması otomatik sistemler kullanılarak gerçekleştirildi. Antibiyotik duyarlılık testleri, Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) önerileri doğrultusunda automatize sistemlerle yapıldı ve sonuçlar duyarlı (S) ve dirençli (R) olarak sınıflandırıldı. Çok ilaca dirençli (ÇİD) mikroorganizmalar üç veya daha fazla antibiyotik grubuna direnç tanımına göre belirlendi. Veriler istatistiksel olarak analiz edildi; mortalite ile ilişkili değişkenlerin değerlendirilmesinde uygun parametrik veya non-parametrik testler kullanıldı. p < 0.05 istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmada Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen 330 hastaya ait 471 izolat değerlendirildi. Hastaların yaş ortalaması 74,5 ± 11,4 yıl olup %54,5'i erkekti; mortalite oranı %68,5 olarak saptandı. En sık görülen komorbiditeler hipertansiyon, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve koroner arter hastalığı (KAH) idi. Mortalite; ileri yaş (p = 0.021), KOAH (p = 0.036) ve kronik böbrek yetmezliği (KBY) (p = 0.048) ile anlamlı ilişkili bulundu. Kültürlerin çoğu kan örneklerinden (%68,8) elde edildi. En sık izole edilen mikroorganizmalar Enterococcus faecium (%19,9), Klebsiella pneumoniae (%15,5), Acinetobacter baumannii (%14,9), Escherichia coli (%13,6) ve Pseudomonas aeruginosa (%10,0) idi. Akciğer ve kateter kaynaklı enfeksiyonlar birçok etken için baskındı. Direnç analizlerinde Enterococcus faecium'da β-laktamlara yüksek direnç, glikopeptid ve linezolide yüksek duyarlılık görüldü. Klebsiella pneumoniae ve Acinetobacter baumannii'de karbapenem ve florokinolon direnci çok yüksekti; kolistin için yüksek duyarlılık saptandı. Escherichia coli'de karbapenem direnci düşük olmakla birlikte sefalosporin ve florokinolon direnci yüksekti. Pseudomonas aeruginosa'da karbapenem ve piperasilin-tazobaktam direnci belirgindi. Direnç gelişen mikroorganizmalar hastane enfeksiyon komitesine bilgi verildi. Toplam izolatların %64,7'si çok ilaca dirençli idi ve ÇİD varlığı mortal hastalarda anlamlı olarak daha fazlaydı (p = 0.014). Etken tespitine kadar geçen sürenin ve yoğun bakım yatış süresinin uzunluğu mortalite ile ilişkili bulundu. Mekanik ventilasyon, santral kateter, üriner sonda, cerrahi öyküsü, perkütan endoskoik gastrostomi (PEG) ve nazogastrik sonda kullanımı mortaliteyle anlamlı ilişki gösterdi. Sonuç: Yoğun bakım hastalarında enfeksiyonlar yüksek mortalite ile seyretmektedir. Etken mikroorganizmaların yüksek direnç oranları, uygun ampirik tedavi seçiminde dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir. Erken tanı ve hedefe yönelik tedavi ile sağkalımı artırmak mümkün hale gelebilmektedir. Sonuçlar ampirik tedavide yerel direnç paternlerinin dikkate alınması, düzenli direnç sürveyansı yapılması ve enfeksiyon kontrol önlemlerine sıkı uyumun yoğun bakım hastalarında enfeksiyon yönetimi açısından kritik önem taşıdığını göstermektedir. Bu çalışma Doğu Anadolu Bölgesi'nde yoğun bakımda izole edilen etkenlerin dağılımını ve antibiyotik direnç paternlerine ilişkin kapsamlı veriler sunarak bölgedeki sınırlı literatüre önemli katkı sağlayan ve yüksek ÇİD oranlarıyla bölgesel sürveyansta öne çıkan bir araştırmadır. Anahtar kelimeler: Ampirik Tedavi, Antibiyotik Direnci, İzolat, Mortalite, Nazogastrik Sonda