Açıklanamayan infertilite olgularında erken foliküler fazda ölçülen LH seviyesinin kontrollü overyen hiperstimülasyon protokolündeki ilaç seçimine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK HAZİNE
Danışman: Semra KAYATAŞ ESER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Açıklanamayan infertilite olgularında erken foliküler fazda ölçülen LH seviyesinin kontrollü overyen hiperstimülasyon protokolündeki ilaç seçimine etkisinin araştırılması Materyal ve Metod: Çalışmamızın materyalini 2017-2019 yılları arasında, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek ünitesinde IVF/ICSI tedavisi yapılmış 230 açıklanamayan infertilite tanılı hasta oluşturmaktadır. Çalışmaya en az bir yıldır düzenli ve korunmasız cinsel ilişki sonucu gebe kalamamış ve infertilite etimolojisi olarak açıklanamayan infertilite olan, ilk IVF denemesi olan, KOH için rekombinant FSH veya HMG kullanılan hastalar dahil edildi. Hastaların mensin 3. günü ölçülen hormon parametreleri kaydedildi. Tedavi sırasında prematür luteinizasyonu engellemek için gonadotropin başlangıcının 5. Gününden hCG gününe kadar GnRH antagonistleri kullanıldı. Gonadotropin başlangıcının 5. Gününde ve 8. Günden itibaren günlük E2 değerleri ölçüldü, 2-3 günde bir ultrasonografi taraması yapıldı. HCG yapıldığı gün E2 ve endometrial kalınlık ölçüldü. HCG sonrası 36. Saatte OPU, 2-3 gün sonrasında ise embriyo transferi yapıldı. Transfer sonrası 12. Günde beta HCG değeri >20 mIU/mL olan hastalar gebe kabul edildi. Bulgular: LH değeri 3 IU'nin altında olan hastalarda, 3 IU'nin üstünde olan hastalara kıyasla gebelik oranı ve canlı doğum oranı açısından anlamlı fark saptanmadı. LH ≤ 3 IU olan hastalarda gebelik oranı %42, LH > 3 IU olan hastalarda gebelik oranı %43 (p>0,05) iken LH ≤ 3 IU olan hastalarda canlı doğum oranı %50, LH > 3 IU olan hastalarda canlı doğum oranı %65 bulundu (p=0,1). HCG günü E2 değeri LH ≤ 3 IU olan grupta anlamlı olarak daha düşük bulundu (1310 pg/mL vs. 1573 pg/mL, p 0,05). FSH/LH ≤ 3,5 IU olan hastalarda AMH ve antral folikül sayıları FSH/LH > 3,5 IU olan gruba göre anlamlı olarak yüksek çıkmıştır (AMH için 3.3 vs. 1.9, p 0,05). HMG verilen grupta r-FSH verilen gruba göre AMH ve antral folikül sayısı anlamlı olarak daha düşük saptandı (AMH için 2.5 vs. 3.8, p 0,05). LH ≤ 3 IU olan grupta HMG verilenlerde başlangıç gonadotropin dozu ve toplam gonadotropin dozu r-FSH verilenlere kıyasla anlamlı olarak daha yüksekti (p 3 IU olan hastalarda r-FSH verilen grupta toplam oosit sayısı anlamlı olarak daha yüksekti (p 3 olan hastalarda HMG verilen grupta stimülasyon süresi anlamlı olarak daha uzundu (p 0,05). Sonuç: Açıklanamayan infertilite olgularında erken foliküler fazda bakılan LH değerine göre seçilecek gonadotropin preparatı gebelik ve canlı doğum oranlarını etkilememektedir. LH değeri 3 IU'nin üstünde olan hastalarda r-FSH verilen grupta antral folikül sayısı ve toplanan oosit sayısı HMG verilen gruba göre anlamlı olarak daha yüksektir. Bununla birlikte LH değeri 3 IU'nin üstünde olan hastalarda HMG verilen grupta stimülasyon süresi r-FSH verilen gruba göre daha uzundur. Çalışmamız sonuçları itibariyle bazal LH düzeyinin seçilecek gonadotropin preparatı, dozu ve siklus parametreleri ile ilişkisini araştıran daha geniş örneklem grubuyla planlanacak prospektif randomize kontrollü çalışmalara referans olacak niteliktedir.