Maternal vücut kitle indeksi ile neonatal antropometrik ve nutrisyonel değerlendirme arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİKE YILMAZ

Danışman: Gülsüm KADIOĞLU ŞİMŞEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Gebelik öncesi dönemdeki ve gebelik sürecindeki maternal beslenme durumu ve annelerin gebelik öncesi beden kitle indeksi fetal büyüme ve doğum ağırlığı üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Yetersiz beslenme ve kilo alımı intrauterin gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı ve gestasyonel yaşa göre küçük (SGA) bebeklerin doğumuyla ilişkilendirilmektedir. Öte yandan, maternal obezite ve gebelik sürecinde aşırı kilo alımı ise gestasyonel yaşa göre büyük (LGA) bebek doğumları açısından önemli bir risk faktörüdür. Amaç: Çalışmamızda annenin gebelik öncesi beden kitle indeksi ile yenidoğanların antropometrik, adipozite ölçümleri ve CAN skoru (Clinical Assessment Of Nutritional Status Score) arasındaki ilişkileri göstermek, intrauterin dönemde fetal büyüme ve gelişmeyi etkileyen faktörlerin fetüsü nasıl etkilediğini saptamak amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Çalışmamıza Nisan 2023-Ocak 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Doğum hastanesinde doğmuş, gestasyonel haftası 35 hafta ve üzerinde, postnatal ilk 48 saati içerisinde olan 600 yenidoğan ve anneleri dahil edilmiştir. Araştırmamızda gebelik bilgileri, doğum salonu uygulamaları, bebeğin doğum ağırlığı, boyu ve baş çevresi parametrelerine araştırmacılar tarafından hasta dosya bilgilerinden ulaşılmıştır. Anne ile ilgili yaş, öğrenim durumu, gelir düzeyi, sigara kullanımı, beslenme şekli, egzersiz düzeyi, gebelik öncesi ve doğum öncesi kilo, boy, gebelikte aldığı kilo parametrelerine anneye yöneltilen sorular ile ulaşılmıştır. Bebek ile ilgili antropometrik ölçümler (kol çevresi, göğüs çevresi, karın çevresi, cilt kalınlığı (4 bölgeden: Subskapular, triseps, flank, uyluk)) ve CAN Skoru değerlendirmesi doğum sonrası ilk 48 saatinde hastanede izlemde olan yenidoğanlara annelerinin yanında yapılmıştır. Hasta dosyalarından ve sözel olarak annelerden elde edilen bilgiler ile yapılan antropometrik ölçümler her hasta için ayrı ayrı "Maternal Beden Kitle İndeksi (BKİ) ve Neonatal Antropometri Çalışma Formu"na kaydedilmiştir. Annenin pregestasyonel ve gestasyonel beden kitle indeksi Türk Endokrinoloji Derneği Obezite Kılavuzu'na göre sınıflandırılmıştır. İstatistiksel analizler ve hesaplamalar için IBM SPSS Statistics 21.0 ve MS-Excel 2024 programları kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamında annelerin gebelik öncesi ve doğum öncesi beden kitle indeksi (BKİ) sınıflaması düşükten yükseğe doğru gittikçe bebeklerin doğum ağırlığı, doğum ağırlığı Z skoru, doğum boyu, doğum boyu Z skoru, doğum baş çevresi, doğum baş çevresi Z skoru, kol çevresi, karın çevresi, göğüs çevresi, triceps, subskapular, flank, uyluk (thigh) cilt kalınlığı, CAN skoru, Quetelet indeksi, kol çevresi/baş çevresi oranı, yağ kütlesi (fat mass), yağsız kütlesi (lean mass), yağ yüzdesi (fat %) ve toplam deri kıvrım kalınlığı (sum of skinfold thickness) ölçüm ortalamalarında artış gözlenmiştir (p<0.05). Aynı zamanda annelerin gebelik öncesi ve doğum öncesi beden kitle indeksi sınıflaması düşükten yükseğe doğru gittikçe doğum ağırlığı persentil dağılımı da anlamlı farklılık göstermiştir (χ²=28.778, p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda gebelik öncesi ve doğum öncesi dönemde yüksek beden kitle indeksine (BKİ) sahip olan annelerin bebeklerinin, çeşitli antropometrik ölçümler açısından daha yüksek değerlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Annelerin gebelik öncesi ve doğum öncesi beden kitle indeksi arttıkça; bebeklerin doğum ağırlığı, boyu, baş çevresi, cilt kalınlıkları, yağ kütlesi ve toplam deri kıvrım kalınlığı gibi büyüme ve vücut kompozisyonu göstergelerinde anlamlı artışlar gözlenmiştir. Bu durum, maternal BKİ'nin bebeklerin büyüme paternleri üzerinde belirleyici bir rol oynadığını, yüksek BKİ'ye sahip annelerin bebeklerinde makrozomi riskinin artabileceğini göstermektedir. Bulgular, maternal beslenme durumunun yalnızca annenin sağlığını değil, fetüsün büyümesini ve doğum sonuçlarını da doğrudan etkilediğini göstermektedir. Sonuç olarak, gebelik öncesi ve sürecinde annenin BKİ düzeyinin dikkatle izlenmesi, hem anne hem de bebek sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Bu doğrultuda doğurganlık çağındaki kadınlara yönelik beslenme ve kilo yönetimi programlarının geliştirilmesi, sağlıklı gebelik sonuçlarının desteklenmesi açısından önemli bir halk sağlığı stratejisi olabilir. Anahtar Kelimeler: Pregestasyonel maternal beden kitle indeksi, neonatal antropometri, CAN skoru