İskemik inme hastalarının hemoreolojik parametrelerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜRSAN GÜNEŞ UYGUN

Danışman: Kemal TUTKAVUL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, akut iskemik inme hastalarında tam kan viskozitesi (TKV), plazma viskozitesi (PV), eritrosit agregasyonu (EA) ve eritrosit deformabilitesi (ED) dahil olmak üzere hemoreolojik parametrelerde değişiklikler olup olmadığının belirlenmesi ve inme etiyolojisi ile ilişkisinin ortaya konmasıdır. Çalışma aynı zamanda tedavi sonrası bu parametrelerdeki değişimleri değerlendirmeyi ve iskemik inmenin risk faktörleri, nörogörüntüleme bulguları arasındaki korelasyonu değerlendirmeyi amaçlamıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Nörolojik semptomların başlamasından sonraki ilk 3 gün içinde akut iskemik inme tanısı alan 70 hasta ve 96 sağlıklı kontrolden oluşan prospektif bir çalışma yapıldı. İskemik inme tanısı alan hastalar TOAST kriterlerine göre alt gruplara ayrıldı. Hastaların hemoreolojik parametreleri başvuru anında ve tedavi sonrası 5. günde ölçüldü. ED, maksimum uzama indeksi (EImax) ve SS1/2 parametreleri; EA agregasyon amplitüdü (AMP), agregasyon indeksi (AI) ve t1/2 parametreleri kullanılarak lazer ektasitometri yöntemiyle değerlendirildi. TKV ve PV, çeşitli shear rate değerlerinde rotasyonel viskozimetre kullanılarak ölçüldü. Nörogörüntüleme bulguları ile inme risk faktörleri arasında ilişki araştırıldı. BULGULAR: İnme hastaları ile kontrol grubu arasında AMP, AI ve t1/2 parametreleri açısından anlamlı fark gözlendi (sırasıyla p=0,001, p=0,013, p=0,009). Ayrıca inme hastalarının EImax değeri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksekti (p=0,000). Ancak, inme hastaları ve kontrol grubu arasında TKV ve PV açısından anlamlı bir fark gözlenmedi. Ek olarak tedaviden sonra küçük damar okluzyonu alt grubunda tüm shear rate ölçümlerinde TKV'de anlamlı bir azalma kaydedildi. Homosistein seviyesi, bazal gangliyon ve infratentoriyal alanlarda dağılan ak madde lezyonları ile pozitif yönde anlamlı korelasyon gösterdi. (sırasıyla r=0.362 p=0.002, r=0.247, p=0.039). SONUÇ: Eritrosit agregasyonuna yatkınlığın artmış olması akut iskemik inme patofizyolojisinde bir rol oynuyor olabilir. Ayrıca, eritrositlerin deforme olabilme ve kan akışını artırma yeteneklerinde artış kronik damar hastalığı sürecinde telafi edici bir mekanizma görevi görüyor olabilir. İskemik inme risk faktörleri beyindeki belirli alanların tutulması ile ilişkili olabilir. Bu mekanizmalara ilişkin anlayışımızı ilerletmek, iskemik inme hastalarını iyileştirmeye yardımcı olabilir.