Erektil disfonksiyonlu hastalarda erektil disfonksiyon şiddeti ile serum lOX-1 (Lektin benzeri okside LDL reseptör-1) seviyesinin ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİL EMRE YILDIZ
Danışman: Volkan ÇAĞLAYAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yaşlanan erkekte gelişen erektil disfonksiyonda vasküler patolojiler ön planda görülür ve bilindiği gibi endotel disfonksiyonu ve beraberinde gelen ateroskleroz bu vasküler patolojilerin gelişiminde önemli role sahiptir. Biz bu çalışmamızda; erektil disfonksiyonla başvuran erkeklerde, erektil disfonksiyon (ED) derecesi ile ateroskleroz ve diğer kardiyovasküler hastalıkların erken dönem göstergesi olarak kabul edilen serum sLOX-1 seviyeleri arasındaki ilişkiyi göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ağustos 2019- Şubat 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji polikliniğine erektil disfonksiyon şikayeti ile başvuran 18-65 yaş arası 69 erkek, hasta grubu olarak çalışmaya dâhil edildi. Kontrol grubu olarak, aynı yaş grubunda ve ED şikâyeti olmayan cinsel aktif 20 erkek çalışmaya alındı. Erektil disfonksiyon varlığı ve derecesi Uluslararası erektil fonksiyon indeksi-5 (IIEF-5) formuna göre belirlendi. Hasta ve kontrol gruplarında serum sLOX-1 ölçümü yapıldı ve her iki grubun da biyokimyasal, hormonal ve hematolojik parametrelerine bakıldı. Hasta ve kontrol grupları; sLOX-1 başta olmak üzere diğer hormonal, biyokimyasal ve hematolojik parametreler açısından birbiri ile karşılaştırıldı ve gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark olup olmadığı analiz edildi. Ayrıca sLOX-1 seviyesi ile istatiksel anlamlı çıkan değişkenler arasındaki ilişkiyi değerlendirmek adına korelasyon analizi yapıldı. Ayrıca sLOX-1 değerinin bir referans aralığı olmaması nedeniyle cut-off değer bulmak amacıyla ROC analizi yapıldı. Bulgular: Hasta grubunda (n=69), kontrol grubuna (n=20) kıyasla serum sLOX-1 seviyelerinin istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmış olduğu görüldü (p=0,034). Hasta alt gruplarının birbiri ile karşılaştırılması sonucunda gruplar arasında; sLOX-1 değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,008). Alt gruplarda yapılan ikili karşılaştırmalarda, farklılığın esas olarak "hafif-orta" ile "şiddetli" grup arasında (p=0,005) olduğu görüldü. Yapılan korelasyon analizinde; sLOX-1 düzeyleri ve IIEF-5 skoru arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon (p=0,000) saptanırken, sLOX-1 ve TG seviyeleri arasında ix istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde korelasyon saptandı. sLOX-1 ROC eğrisi analizine göre % 84 duyarlılık ve % 50 özgüllük ile erektil disfonksiyon için prediktif cut-off değer 0,344 ng/ml olarak saptandı (eğri altında kalan alan: 0,657; % 95 güven aralıkları 0,519-0,794). Sonuç: sLOX-1 değerinin ölçümü ED tanısının desteklenmesinde ve şiddetinin değerlendirilmesinde klinisyenlere önemli klinik bilgiler sağlayabilir. Özellikle sLOX-1 ve ED arasındaki korelasyon nedeniyle sLOX-1 ölçümü; günlük üroloji pratiğinde kullanılabilecek, yeni, uygulaması kolay ve tekrarlanabilir bir belirteç olarak görülebilir. Aynı zamanda ED hastalarında kardiyovasküler risk için prediktif olabilir. Anahtar Kelimeler: Erektil disfonksiyon, serum sLOX-1, impotans, IIEF