Tip III çocuk humerus suprakondiler kırıklarında lateral 3 k-teli tespiti ile çapraz K-teli kadar etkili ve güvenli mi? Prospektif, randomize, karşılaştırmalı çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEYİT ALİ GÜÇLÜ
Danışman: Cemil ERTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çocuk humerus suprakondiler kırıklarında (ÇHSK) kapalı redüksiyon ve perkütan çivileme en yaygın ve kabul görmüş bir yöntem olmasına karşın, ideal K- teli tespit konfügrasyonu ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. K-teli tespitindeki amaç, kırığı stabilize etmek, dizilimi sağlayıp redüksiyonu devam ettirmek ve nörovasküler yaralanma riskini en aza indirmektir. Biyomekanik çalışmalarda çapraz K-teli tespitinin en güvenli olduğu belirtilsede, klinik pratikte medialden uygulanan K-teli tespitine bağlı olarak artmış ulnar sinir yaralanma riskine dikkat çekilmiştir. Bu nedenle, lateralden diverjan K-telleriyle tespit yöntemlerine başvurulmuştur. Lateral iki adet K-telinin de zayıf tespit yöntemi olduğu, bu nedenle lateralden üç tel daha etkili olabileceği görüşü ortaya çıkmıştır. Bunun yanında ÇHSK'da çapraz K- teli ile üçlü diverjan lateral tespitinin karşılaştırıldığı çalışmalar oldukça kısıtlıdır. Bu nedenle çalışmamızda lateral üç K-telinin en az çapraz K-teli kadar etkin ve güvenli olduğunu incelemek için prospektif randomize karşılaştırmalı bir çalışma yapmayı amaçladık. Hastalar ve yöntem: Hastanemiz acil ortopedi polikliniğine getirilen ve ÇHSK tanısı konulan hastalar iki farklı cerrahi yöntemle tedavi edilecek şekilde prospektif, randomize ve karşılaştırmalı bir çalışma planlandı. 2-12 yaş arası suprakondiler humerus kırığı tanısı sahip 120 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar iki gruba ayrılarak, Grup 1 hastalar lateral üçlü K teli ile, Grup 2 hastalar ise çapraz K-teli ile tespit edildi. Her iki tekniğin cerrahi süre, skopi sayısı ve süresi, radyolojik, fonksiyonel ve nörolojik sonuçlarını karşılaştırıldı. Radyolojik incelemelerde humeroulnar açı, Baumann açısı, diafizometafizer açı, medial epikondiler epifizer açıları ölçüldü. Bunun yanında, Flynn skorlaması, varus-valgus deformite görünümü, etkilenen ekstremitenin nörolojik muayenesi ile fonksiyonel ve klinik bulgularımızı değerlendirdik. Bulgular: Demografik veriler her iki grupta birbirine benzerdi (p>0.05). Gartland sınıflamasına göre her iki grupta tip 3a fazlaydı (p 0.05). Buna karşın, komplikasyon olarak Grup 2 de ulnar sinir arazı daha fazla olmasının yanında Grup 1 de ise K-teli migrasyonu, spur görünümü fazla idi (p<0.05). Sonuç: Sonuç olarak bu karşılaştırmalı çalışmamız da ÇHSK'de lateral üç K-teli ile çapraz pinleme arasında klinik ve radyolojik skorlar benzerdi. Bunun yanında operasyon süresi, skopi sayısının fazla olması, migrasyon ve spur gibi sorunlar lateralden K-telinin dezavantajı olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna karşın çapraz pinlemede ulnar sinir hasarı gibi medikolegal ciddi sorunlardan kaçınmak için alternatif seçenek olarak ÇHSK'de lateralden üç diverjan pinlemenin güvenle uygulanabileceğini düşünüyoruz. Anahtar kelimeler: Humerus suprakondiler kırığı, Ulnar sinir, Lateral diverjans, Flynn kriterleri, deformite