Adenoid vejetasyona bağlı nazal obstrüksiyonun nazal ses analizi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ RIZA GÖKDUMAN
Danışman: Özgür YİĞİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Pediatrik yaş grubundan sık görülen adenoid hipertrofisi, ağız solunumuna, nazal konjesyona, hiponazal konuşmaya ve uyku apnesine yol açabileceği gibi kronik sinüzit ve rekürren otite de yol açabilmektedir. Adenoidektomi için karar vermede önemli olan adenoid hipertrofisini saptamada semptom skorlama yöntemleri gibi subjektif yöntemlerle, adenoid hipertrofisinin objektif olarak gösteren; palpasyon, ayna ile muayene, endoskopik muayene, düz grafi (lateral boyun grafisi), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve akustik rinometri gibi birçok tanı yöntemi vardır. Pediatrik yaş grubunda nazal kavitenin darlığı endoskopik muayeneyi sınırlamakta grafi ile değerlendirme hem radyasyon riski hemde yeterli doğrulukta bilgi vermemesi nedeniyle artık klinisyenler tarafından tercih edilmemektedir. Bu nedenlerden ötürü klinisyenler için adenoid hipertrofisini belirlemede noninvazif yöntemler herzaman ilgi odağı olmuştur. Tepe nazal inspiratuar akım (PNİF) ölçümü ve nazal ses analizi adenoid hipertrofisinde nazal obstrüksiyonu gösterme de noninvazif kolay ve ucuz bir yöntem olarak kullanılabilir. Bu çalışmada ki amacımız; çocuklarda zor olan adenoid muayenesi nedeniyle preoperatif ve postoperatif dönem de kolay uygulanabilen bir tanı metodu olan PNİF ve nazal ses analizi yöntemini kullanarak, endikasyon koymada bu testlerin değerini hesaplamak ve postoperatif dönemde adenoidektominin effektivitesini değerlendirmektir. Bu çalışma, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz kliniğinde yürütüldü. Prospektif klinik çalışma olarak tasarlandı. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yerel Etik Kurulu tarafından onaylandı. Hastaların ailelerinden aydınlatılmış onam alındı. Haziran 2016-Eylül 2016 tarihleri arasında hastanemiz KBB kliniğine başvurup adenoidektomi operasyonu planlanan 3-16 yaş arası hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalara operasyon öncesi nazal ses analizi ve PNİF testi yapıldı ve adenoid hipertrofisi semptomları ile ilgi sorular sorularak skorlama yapıldı. Postoperatif 1.ayında hastalara nazal ses analizi ve PNİF testi yapıldı ve semptom skorlaması tekrarlandı.Çalışmaya 26 erkek 15 kız toplam 41 hasta dahil edildi. 32 hastaya sadece adenoidektomi, 5 hastaya adenoidektomi+bilateral ventilasyon tüpü uygulanması, 3 hastaya adenoidektomi+bilateral miringotomi, 1 hastaya ise revizyon adenoidektomi operasyonu uygulandı. Postoperatif 1. ay semptom skoru ortalaması preoperatif dönem ortalamasına göre istatiksel olarak anlamlı düşüktü(p<0,001). Semptom sorgulamasında burun tıkanıklığı, ağızdan solunum, horlama, genizden konuşma, uykuda nefes kesilmesi ve gece öksürüğünde postoperatif dönemde preoperatif döneme göre istatiksel anlamlı düşüş saptandı. Semptom olarak en fazla azalma burun tıkanıklığı semptomunda görülürken (%100-%12,2 ), en az azalma ağızdan solunum şikayetin de görüldü(%100-%46,3). Postop 1.ay PNİF ortalaması preop PNİF ortalamasına göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti(p<0,001). Her iki nazal kaviteden ayrı ayrı yapılan nazal ses analizin de sol taraf 500-1000 Hz aralığı dışında sağ ve sol tarafta postop ölçümler preop ölçümlere göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü. Preoperatif döneme göre postoperatif dönemde ses analizinde yüzde olarak en fazla düşüş 2000-4000 Hz frekans aralığında gözlendi(sağ %51,5 sol %50.9). Sağ ve sol taraf ses analizi 4000-6000 Hz aralığı preop ortalaması dışında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Hastaların yaşlarıyla preoperatif ve postoperatif 1. ayda ki PNİF değeri istatistiksel olarak anlamlı ilişkiliydi(p=0,022 p<0,001). Yapılan ROC analizinde; nazal ses analizinde 2000-4000 frekans aralığı ölçümünde 8.5 dB değerinin hastalığı göstermede %95 sensitivite ve spesivisiteye sahip olduğu tespit edildi. PNIF testi için ROC analizinde hastalığı göstermede kesim değeri toplanamadı. PNİF ölçümü postoperatif dönemde obstrüksiyonun giderildiğinin gösterilmesinde kullanılabileceği fakat hastalığı göstermek açısından standart bir değer vermediği saptanmıştır. Nazal ses analizi tanı ve tedavinin başarısını izlemede kullanılabilecek ve adenoidektomi operasyonuna karar vermede faydalanılabilecek noninvazif bir metot olabilir.