Bir aile sağlığı merkezine son beş yılda yapılan başvuruların klinik ve sosyodemografik özellikler bakımından incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET ÜZEYİR KURT

Danışman: Memet Taşkın EGİCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda; bir aile sağlığı merkezine (ASM) son beş yılda yapılan başvurulardaki dağılımlar, meydana gelen değişimler ve ilişkili klinik ve sosyodemografik faktörler değerlendirilerek birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Gerekli izinler alınarak İstanbul Ümraniye 5 No'lu ASM'ye 01.03.2020 ve 01.03.2025 tarihleri arasında yapılmış başvurular, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi üzerinden retrospektif incelenmiştir. Başvuru sayıları, bireylerin sosyodemografik özellikleri, başvuru sebepleri, en sık girilen tanılar, tetkik istem ve kronik hastalık bilgileri kaydedilmiştir. Başvuruların dağılımı, yıllar içindeki değişimi ve ilişkili faktörler değerlendirilmiştir. MS Office ve IBM SPSS 20 programı kullanılmış ve istatistik anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bulgular: İlgili dönemde ASM'ye toplam 171.494 başvuru yapılmıştır. Başvuruların 2022'den itibaren arttığı ve 2024'teki başvuru sayısının 2020 yılının yaklaşık 1,5 katına ulaştığı saptanmıştır. Poliklinik muayene oranı 2020'de %73,6 (n=20.783) iken 2024'te %86,1(n=36.587)'e yükselmiştir ve izlemlere göre tüm başvurular içindeki oranları göreceli olarak artmıştır. Kadınların muayene başvuruları tüm yıllarda erkeklerden yüksek bulunmuştur. Hipertansiyon (%17), miyalji (%10), gastro-özofajial reflü (%9), alerjik rinit (%7) ve ağrı (%6) tüm yıllarda en sık karşılaşılan tanılar arasında yer almıştır. Tetkik istem oranları 2020 yılında %8,9 iken 2024 yılında %27,1'e yükselmiştir. Kronik hastalık tanısı sayıları 2020-2021 yıllarında düşük seyrederken (%21,1-%16,9), 2022 yılından itibaren artışa geçmiş ve 2024 yılında en yüksek seviyesine (%31,5) ulaşmıştır. Belirli viral hastalıklara karşı aşılama ihtiyacı tanısı yalnızca 2020–2022 yılları arasında görülmüştür. Başvuru sayıları mevsimlere göre anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,001); en düşük başvuru yaz aylarında, en yüksek başvurular sonbahar ve kış aylarında saptanmıştır. Sonuç: İlgili beş yıllık süreçte; ASM poliklinik sayısının ve diğer hizmetler içindeki ağırlığının artış gösterdiği, COVİD-19 pandemi döneminde bağışıklama tanısının yüksek olduğu görülmektedir. Yıllar içinde kronik hastalık tanı oranları ve tetkik isteme oranları kademeli bir şekilde artmıştır. Pandemi sürecinin; kronik hastalık yönetimi, taramalar ve performans ile ilgili mevzuat değişikliklerinin başvuru sayısını ve niteliğini etkilediği düşünülmektedir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde muayene yükü artarken koruyucu sağlık hizmetlerinin olumsuz etkilenmemesi, (aşılama, izlem) kayıtlarının düzenli işlenmesi ve takibi önemlidir. Kronik hastalık yönetiminde multidisipliner desteğe ve bireylerin sağlık sorumluluğunu artırmaya yönelik uygulamalar güçlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Aile Hekimliği, COVİD-19 Pandemisi, Temel Sağlık Hizmeti, Tarama, Kronik Hastalık, Kronik Hastalık, Sosyodemografik Özellikler