Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde geç başlangıçlı sepsis ve ilişkili risk faktörlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENGİN TOSUN

Danışman: Serdar CÖMERT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Çalışmamızda hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatırılan bebeklerde geç başlangıçlı sepsis sıklığının, neden olan etkenlerin ve bu etkenlerin antibiyotik duyarlılıklarının incelenmesi ve geç başlangıçlı sepsisle ilişkili olabilecek risk faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza 2019-2023 tarihleri arasında SBÜ, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Süleymaniye Doğum ve Kadın Hastalıkları EAH Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi gören geç başlangıçlı sepsis tanısı alan hastaların medikal kayıtları retrospektif olarak incelendi ve 199 bebek dahil edildi. Kültürlerinde üreme olan yenidoğanlar çalışmaya dahil edilerek demografik verileri, enfeksiyon parametreleri, risk faktörleri, kültür ve antibiyogram sonuçları geriye dönük olarak değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmada, 01.01.2019-23.12.2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde yatan 199 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların %40,2'si kız, %59,8'i erkek olup, ortalama gestasyon yaşı 33,26±4,73 hafta ve doğum ağırlığı 2116,31±1043,12 gram olarak saptanmıştır. En sık yatış tanıları yenidoğan solunum sıkıntısı (%91), prematürite (%59,8) ve sepsis (%37,2) olup, en sık semptomlar takipne (%88,4), solukluk (%86,9) ve emmeme (%78,9) olarak belirlenmiştir. Hastaların %92,5'i solunum desteğine ihtiyaç duymuş, %67,8'i invaziv mekanik ventilasyon almıştır. Kültür analizlerinde %87,9 oranında gram pozitif bakteri, %24,6 oranında gram negatif bakteri ve %4 oranında mantar üremesi saptanmıştır. Gram negatif üremesi olan hastalarda prematürite ve invaziv mekanik ventilasyon ihtiyacı daha yüksek bulunmuştur. Gram pozitif üremesi olan hastalarda en sık Staphylococcus Epidermidis izole edilirken, gram negatiflerde Klebsiella Pneumoniae ve Enterobacter Cloacae yaygın olarak gözlenmiştir. Teikoplanin direnci 2019'da %11,4 iken, 2023'te %92,3'e yükselmiş; meropenem direnci ise yıllara göre değişkenlik göstermiştir. Mortalite oranı %5,5 olup, vefat eden hastaların ortalama gestasyon yaşı 26,23±3,96 hafta ve doğum ağırlığı 906,82±575,15 gram olarak belirlenmiştir. Bulgular, yenidoğan sepsisinde gram pozitif bakterilerin baskın olduğunu, ancak gram negatif bakterilerin daha ağır klinik seyir gösterdiğini ve antibiyotik direncinin yıllar içinde önemli ölçüde arttığını ortaya koymuştur. SONUÇ: Neonatal sepsiste etken mikroorganizmalar ve antibiyotik duyarlılıkları üniteler arasında farklılıklar gösterebilmekte hatta aynı ünitede zamanla değişebilmektedir. Bundan dolayı, yenidoğan ünitesinde sürveyans çalışmalarıyla güncel veri akışı sağlanmalı, elde edilen veriler dikkate alınarak önleyici politikalar geliştirilmeli ve gerektiğinde tedavi rutinleri yenilenerek sepsisle etkin mücadele hedeflenmelidir.