Çocuk yoğun bakım ünitesine kabul edilen hastalarda; C reaktif protein, kan glukoz ve kan laktat düzeylerinin mortalite riskini belirlemedeki prediktif değerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜMEYRA ÖZTAŞ TÜRK
Danışman: Çelebi KOCAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çocuk yoğun bakım ünitelerinde en güvenilir performans belirleyicisi mortalite oranlarıdır. Hastanın risk durumunu erken belirleyip, doğru tedaviyi uygulamak için, çocuk yoğun bakımda yatan hastalarda mortaliteyi etkileyen faktörlerin tanımlanması önemlidir. Çalışmamızın amacı; çocuk yoğun bakıma kabul edilen hastaların CRP, kan laktat ve glukoz düzeylerinin mortalite ile ilişkisini analiz etmektir. Mortaliteyi hesaplamada çocuk yoğun bakım pratiğinde yaygın olarak kullanılan 'Pediatric Risk of Mortality III' PRISM III ve 'Pediatric Sequential Organ Failure Assessment' pSOFA skorları kullanılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma retrospektif tipte, gözlemsel bir çalışmadır. Çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Konya Şehir Hastanesi 3. Basamak Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde (ÇYBÜ) yapıldı. Diyabetik ketoasidoz, metabolik hastalık, kronik kalp hastalığı veya kronik akciğer hastalığı tanısı olmayan 28 gün 18 yaş arası kız ve erkek hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastane işletim sisteminden ve hasta dosyalarından gerekli verilerine eksiksiz ulaşılabilen 274 hasta toplandı. Hastaların yaşı, cinsiyeti, ÇYBÜ'de hangi tanıyla takip edildiği, yatış süreleri, solunum destek durumları, inotrop destek durumları, exitus ve sağ kalım şeklinde mortaliteyi bildiren sonlanımları, PRISM III skorları, pSOFA skorları, yatışında görülen CRP, kan laktat ve glukoz düzeyleri kaydedildi ve istatistiksel analizleri yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza 120'si (%43,8) kız ve 154'ü (%56,2) erkek olmak üzere toplam 274 hasta dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortancası 37,5 ay (min 1, maks 216) (IQR 12-120), yatış süresi ortancası 4,0 gün (min 1, maks 170) (IQR 2,0-7,0). Tanılar içinde en sık görüleni %14,6 ile zehirlenmeydi. İkinci sıklıkta %13,5 ile pnömoniler ve üçüncü sıklıkta ise %11,3 ile konvülsiyonlar gelmekteydi. Hastaların 181'i (%66,1) solunum desteği almıştı. Solunum desteği alanların 65'inin (%35,9) mekanik ventilasyon ihtiyacı olurken, 65'i (%35,9) yüksek akış oksijen tedavisi ve 51'i (%28,2) maske ile oksijen tedavisi almıştı. Hastaların 43'ü eksitus olmuştu ve mortalite oranı %15,7 idi. Exitus olan hastaların CRP ortalaması 39,6±67,6 mg/L iken, sağ kalan hastaların CRP ortalaması ise 20,6±43,9 mg/L bulunmuştu ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Glukoz değeri 200 mg/dl olanların ise %33,3'ü exitus olmuş, aralarında anlamlı farklılık görülmüştür (p 5 mmol/L olanların ise %70'i exitus olmuş aralarında anlamlı farklılık görülmüştür (p 5 mmol/L olanlar ile diğer gruplar arasındaki farktan kaynaklanmıştır. Laktat için yapılan ROC analizine göre cut-off değeri 2,8 mmol/L idi (AUC: 0,776, sensitivitesi %67,4, spesifitesi %79,2, pozitif prediktivitesi % 37,7, negatif prediktivitesi % 92,9). Exitus olan hastaların PRISM III skor ortalaması 19,0±8,5 iken, sağ kalan hastaların PRISM III ortalaması ise 4,9±4,1 idi ve aradaki fark anlamlıydı (p<0,001). Exitus olma durumuna göre PRISM III skoru üzerinden yapılan ROC analizine göre cut-off değeri 12 bulundu (AUC: 0,942, sensitivitesi %83,7, spesifitesi %96,1, pozitif prediktivitesi %80, negatif prediktivitesi %96,9). Exitus olan hastaların pSOFA ortalaması 11,0±3,4 iken, sağ kalan hastaların pSOFA ortalaması 4,7±2,5 idi ve aradaki fark anlamlıydı (p<0,001). Exitus olma durumuna göre pSOFA skoru üzerinden yapılan ROC analizine göre cut-off değeri 6 olarak bulundu(AUC: 0,932, sensitivitesi %93, spesifitesi %77,9, pozitif prediktivitesi %44, negatif prediktivitesi %98,4). Sonuç: CRP, Glukoz ve Laktat düzeylerinin mortalite ile ilişkisi incelendiğinde; glukoz ve laktatın mortalite ile ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, CRP'nin mortalite ilişkisi ise anlamlı bulunmamıştır. Laktat düzeyi arttıkça mortalite artmaktadır. Glukoz değeri için bakıldığında ise hem hipoglisemi hem de hiperglisemi durumunda normoglisemik duruma göre mortalite anlamlı seviyede yüksek bulunmuştur. ÇYBÜ'e kabul eden hastaları mortalite yönünden değerlendirirken, skorlama sistemlerine ek olarak hastaların laktat düzeylerinin ve özellikle hipoglisemiyi de içerecek şekilde glukoz düzeylerinin değerlendirmeye dahil edilmesinin daha optimal sonuçlara ulaşılmasını sağlayacağını düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: CRP, Glukoz, Laktat, Mortalite, PRISM III, pSOFA