İnaktif hepatit b taşıyıcı olguların uzun süreli izlem sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM ALTAŞ
Danışman: Selma TOSUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada HBsAg pozitifliği saptanan ve inaktif taşıyıcı olarak izlenen kişilerin uzun süreli gerçek yaşam verilerinin ve prognozlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Viral Hepatit Polikliniğinde Ocak 1994 -Mart 2018 tarihleri arasında kronik hepatit B olarak izlenen hastalardan çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 1147 inaktif hepatit B taşıyıcısı hasta dahil edilmiştir. Hastaların izlem dosyaları ve otomasyon sistemindeki mevcut kayıtları tek tek incelenerek içerikte yer alan tüm sosyodemografik verileri, başlangıç ve izlemlerine ilişkin tüm bulguları ve tetkik sonuçları oluşturulan Excel dosyasına kaydedilmiştir. Çalışmamızın ikinci aşamasında ise bir yıldan uzun süredir kontrole gelmemiş olan hastalar, sistemde kayıtlı olan telefonlarından aranarak, kontrole çağırılmış ve bu hastalara telefon ile görüşme sırasında ya da poliklinik kontrolü sırasında yüzyüze anket uygulanmıştır.Çalışmamızda elde ettiğimiz veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences 22 version) programı kullanılarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz için ki kare testi kullanılmış olup p<0,05 düzeyi istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 1147 hastanın %50,5'i erkek ve %49,5'i kadın, yaş ortalamaları 50,17±12 idi.Hastaların sosyodemografik verilerden verisine ulaşılanların %89'unun evli, %63'ünün ilkokul ve ortaokul mezunu olduğu, %35'inin ev hanımı ve %26'sının işçi olduğu ve doğum yerlerinin en sık %38 ile İç Anadolu bölgesi ve %26 ile Doğu-Güneydoğu Anadolu bölgesi olduğu saptandı. Hastaların hepatit B virüs enfeksiyonu bulaşması açısından olası risk faktörleri araştırıldığında, verisine ulaşılan 897 hastanın tanı konulmadan önce en sık cerrahi operayon geçirme öyküsünün bulunduğu (%34) ve diş tedavisi (%33) yapılmış olduğu öğrenildi. Hastaların güncel verileri değerlendiğinde 1147 hastadan %73'ünün hala inaktif taşıyıcı oldukları, %2'sinin şu an antiviral tedavi aldığı, %11'inde alevlenme geliştiği, %13,6'sında (1000 hasta yılı için 16,2 olarak hesaplandı) spontan HBsAg kaybı olduğu ve %0,5'inde siroz-Hepatosellüler karsinom (HCC) geliştiği belirlendi. Hastaların düzenli olarak takibimizde olup olmadığı ya da kontrole gelmemesi nedeniyle telefon ile davet edildikten sonra kontrole gelip gelmediği değerlendirildiğinde inaktif taşıyıcıların %60'ının kontrole gelmediği ve davetimiz üzerine sadece %6,5'inin kontrole geldiği; alevlenme gelişen hastaların %53'ünün kontrollerine gelmediği, davetimiz üzerine%4'ünün geldiği ve tedavi alan hastaların %63,6'sının ise halen takibimizde olduğu belirlendi. İnaktif taşıyıcıların %15'inin, spontan HBsAg kaybı olanların %6'sının, tedavi alanların %91'inin ve HBV alevlenmesi gelişenlerin de %72'sinin takipleri sırasında sen az bir kez HBV DNA duzeyinin≥104 kopya/ml ya da≥2000 IU/ml bir değere çıkmış olduğu saptandı. Ilk başvuru sırasında yapılan batın USG sonuçları ile son kontrollerindeki batın USG sonuçları değerlendirildiğinde iki (%0,2) hastada zaman içinde karaciğerde kitle ve bir (%0,1) hastada da karaciğerde sirotik patern geliştiği belirlendi. Karaciğerde hepatosteatoz oranlarının %20'den %25'e, hepatomegalinin %2'den %6'a, splenomegalinin %0,8'den %1,1'e yükseldiği görüldü. Sonuç:İnaktif taşıyıcıların uzun dönem prognozu belirsizliğini korumakta olup bu yönde literatürde yapılmış uzun dönem çalışmaların az olduğu görülmüştür. Bu nedenle inaktif taşıyıcıların uzun dönem çalışmalarının artmasına önem verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.İnaktif taşıyıcı hastaların asemptomatik olmaları ve kontrolleri sırasında sadece tetkik yapılıyor olması, herhangi bir tedavi kullanmıyor olmalarının hastaların hasta olmadıklarını düşünmelerine ve bu konuya önem vermemelerine yol açmaktadır. İnaktif taşıyıcıların siroz/HCC gelişme ihtimallerinin az da olsa devam ettiği, yıllar içinde alevlenme görülebildiği ve tedavi gerekebileceği konusunun akıldan çıkarılmaması; erken teşhis ve tedavi olanağı açısından düzenli olarak kontrole gelmelerinin önemli olduğunun her seferinde vurgulanması gerektiği kanaatindeyiz.