Prematüre bebeklerde kord kanındaki vitamin ve elektrolit düzeyleri ile demografik ve klinik bulguların karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VESİLE BEYZA SUCU
Danışman: İpek GÜNEY VARAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Prematüre yenidoğanlarda kord kanı vitamin, eser element, elektrolit ve hematolojik parametrelerinin demografik özellikler ve klinik sonuçlarla ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmaya, Ocak–Haziran 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde doğan, gestasyonel yaşı 37 haftanın altında olan 161 prematüre yenidoğan dahil edildi. Hastalar gestasyonel yaşa göre 34 gestasyonel haftanın altında olanlar (n=70) ve 34 gestasyonel hafta-36⁺⁶ gestasyonel hafta olanlar (n=91) olmak üzere gruba ayrıldı. Doğum sırasında umbilikal venden alınan kord kanı örneklerinde serum vitamin B12, folat, ferritin, demir, çinko, 25(OH)D, kalsiyum, magnezyum ve fosfor düzeyleri ile hemogram parametreleri incelendi. Annelere ait parametreler hastane kayıt sistemi üzerinden değerlendirildi. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 ile gerçekleştirildi; grup karşılaştırmalarında bağımsız örneklem t testi, Mann–Whitney U testi, Pearson Ki-kare ve Fisher'in kesin Ki-kare testi kullanıldı. Kategorik klinik sonuçları etkileyen faktörler binary lojistik regresyon, sayısal değişkenleri etkileyen faktörler ise çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Gestasyonel yaşı 34 haftanın altında olan bebeklerde respiratuar distres sendromu (RDS), sepsis, intraventriküler kanama (İVK), hemodinamik anlamlı patent duktus arteriyozus (HAPDA) ve prematüre retinopatisi (ROP) sıklığı anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Kord kanı demir düzeyi, doğum haftası ve doğum ağırlığının bağımsız belirleyicisi olarak saptandı (p<0,001). Demir eksikliği; resüsitasyon gereksinimi, geç neonatal sepsis, HAPDA, İVK ve konjenital kalp anomalileri ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. Lojistik regresyon analizinde ferritin düşüklüğü, prematüre retinopatisi için bağımsız risk faktörü olarak belirlendi (p=0,02). Hiçbir yenidoğanda folat eksikliği saptanmazken, 34 haftanın altındaki grupta folat düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Bebeklerin %93'ünde 25(OH)D düzeyi <20 ng/mL, %75'inde ise <10 ng/mL olup verilerine ulaşılabilen annelerin tamamında D vitamini eksikliği saptandı. Kalsiyum düzeyleri gestasyonel yaş ile pozitif ilişki gösterirken, 34 haftanın altındaki bebeklerde lökosit ve nötrofil sayıları anlamlı olarak daha düşük saptandı. Sonuç: Kord kanı demir ve ferritin düzeyleri, prematüre yenidoğanlarda neonatal morbiditelerin öngörülmesinde potansiyel biyobelirteçler olarak değerlendirilebilir. Demir eksikliğinin sepsis, HAPDA, İVK ve kardiyak anomaliler ile ilişkili bulunması, prematüre yenidoğanlarda demir durumunun erken dönemde değerlendirilmesinin önemini göstermektedir. Bebeklerin büyük çoğunluğunda ve verilerine ulaşılabilen annelerin tamamında D vitamini eksikliği saptanması, antenatal dönemde rutin tarama ve takviyenin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: D vitamini, demir, ferritin, kord kanı, prematüre, vitamin B12