Ratlarda kan kaybı ile demir eksikliği ve demir eksikliği anemi modeli elde edilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA YEYGEL ERÇORUMLU
Danışman: Hatice Emel ÖZYÜREK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışma, farklı hacim ve sürelerde uygulanan tekrarlayan venöz kan alımı yoluyla ratlarda demir eksikliği (DE) ve demir eksikliği anemisi (DEA) modelleri oluşturarak, bu modelleri hematolojik, biyokimyasal ve klinik parametreler açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Literatürde DE'ye özgü ayrı bir hayvan modeli bulunmamakta, mevcut DEA modelleri ise yöntem ve süre açısından heterojenlik göstermektedir. Bu bağlamda, çalışmanın amacı hem DE hem de DEA'yı standart, kısa süreli ve biyolojik olarak geçerli bir protokolle modellemek ve elde edilen yapının ileri düzey deneysel uygulamalara temel oluşturma yeterliliğini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, 32 erişkin dişi Wistar albino rat rastgele dört gruba ayrıldı. Kontrol grubuna müdahale yapılmazken, diğer gruplardan sırasıyla 14 gün boyunca 0,5 mL/gün (günlük 0,2 mL/100 gr, toplamda %3'lük kan hacmi), 14 gün boyunca 1 mL/gün (günlük 0,4 mL/100 gr, toplamda %6'lık kan hacmi) ve 7 gün boyunca 2 mL/gün (günlük 0,8 mL/100 gr, toplamda %12'lik kan hacmi) venöz kan alındı. Yalnızca 2 ml/gün kan alınan grupta hemodinamik dengeyi sağlamak adına hacim replasmanı yapıldı. Kan örnekleri lateral kuyruk veninden günlük olarak alındı. Müdahale öncesi ve sonrası hematolojik ve biyokimyasal parametreler değerlendirildi. Bulgular: Grup 4'te klinik gözlem (aktivite azalması, solukluk, postüral değişiklikler), tüm hematolojik ve biyokimyasal parametrelerde anlamlı farklar saptanmış (p<0,05) ve bu, deneysel olarak oluşturulan DEA modelinin hem laboratuvar hem de klinik olarak başarıyla sağlandığını ortaya koymuştur. Grup 2'de klinik etkilenim olmaması, ferritin düzeyinde anlamlı düşüş (p<0,05) ve serum demir ile transferrin satürasyonu (TSAT) değerlerinde literatüre uygun şekilde azalış gözlenmesi; buna karşılık Hgb, RBC ve Hct'de anlamlı düşüş olmaması, bu grupta DE modelinin oluşturulduğunu desteklemiştir. Grup 3 ise bu parametrelerdeki orta düzey değişiklikler ve hafif klinik etkilerle, DE'den DEA'ya geçiş sürecini yansıtan bir ara model olarak değerlendirilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, yalnızca kan alımı yoluyla oluşturulan deneysel modelin hematolojik ve biyokimyasal parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler sağladığını ve literatürdeki benzer DEA rat kan alımı modelleriyle uyumlu olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bu çalışmada ilk kez yalnızca kan alımıyla DE modeli de başarıyla geliştirilmiş ve bu sayede literatürde önemli bir boşluk doldurulmuştur. Trombosit değişkenlerinden trombosit dağılım genişliği (PDW) ve ortalama trombosit hacmi (MPV) ve eritropoietik yanıtın göstergesi eritrosit dağılım genişliği-varyasyon katsayısı (RDW-CV) gibi daha önce çalışılmamış parametrelerin de önemli biyobelirteçler olarak değerlendirilebileceği ortaya konmuştur. Kan alımı temelli bu model, fizyolojik tahammül, etik uyumluluk ve laboratuvar uygulanabilirliği açısından avantaj sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Demir eksikliği, demir eksikliği anemisi, rat modeli, hayvan modeli, kan alınarak/hemoraji