Total kalça protezi sonrası gelişen periprostetik femur kırıkları insidansı, risk faktörleri ve tedavisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED FAZIL ÖZCAN

Danışman: Hüseyin Bilgehan ÇEVİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Total kalça artroplastisi (TKA) sonrası gelişen periprostetik femur kırıkları (PPFK), cerrahi tedavisi güç, yüksek komplikasyon oranlarıyla seyreden önemli bir klinik sorundur. Bu çalışmada, TKA sonrası gelişen PPFK'lerin insidansının belirlenmesi; hasta özellikleri, femoral morfoloji, implant tipleri ve kırık paternleri ile uygulanan tedavi yöntemleri arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif ve gözlemsel çalışmaya, Kasım 2022–Ekim 2025 tarihleri arasında TKA sonrası PPFK nedeniyle tedavi edilen 66 hasta dahil edildi. Demografik veriler, eşlik eden hastalıklar, protez tipi, kırık sınıflaması (Vancouver), femur morfolojisi (Dorr sınıflaması ve Canal Flare Index [CFI]), cerrahi tedavi yöntemleri, komplikasyonlar ve klinik sonuçlar analiz edildi. İstatistiksel değerlendirmeler uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanılarak yapıldı ve p≤0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışma döneminde uygulanan 1592 TKA'nın 66'sında PPFK saptandı (insidans: %4,1). Hastaların ortalama yaşı 67,3±13,5 yıl olup %68,2'si kadındı. Kırıkların büyük bölümü (%81,8) düşük enerjili travmalar sonrası gelişti. En sık görülen kırık tipleri Vancouver B1 (%31,8) ve B2 (%27,3) idi. Olguların %97'sinde çimentosuz femoral stem kullanılmış olup femur morfolojisi ağırlıklı olarak Dorr Tip B (%53,1) ve Tip C (%43,9) olarak saptandı. Vancouver B2 ve B3 kırıklarda femoral stem revizyonu uygulanma oranı diğer kırık tiplerine göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,05). Tekrar cerrahi girişim gereksinimi %19,7 olup, en sık nedenler enfeksiyon ve kaynamama idi. Postoperatif enfeksiyon oranı %13,6 olarak belirlendi. Bazı komorbiditelerin yoğun bakım yatış süresi ve komplikasyon gelişimi ile anlamlı ilişkisi saptandı. Sonuç: PPFK'ler, TKA sonrası özellikle ileri yaş ve kadın hastalarda, çoğunlukla düşük enerjili travmalarla ortaya çıkmaktadır. Kırık tipi ve implant stabilitesi tedavi stratejisinin belirlenmesinde temel belirleyicilerdir. Stem gevşemesinin eşlik ettiği Vancouver B2 ve B3 kırıklarda revizyon cerrahisi sıklıkla gereklidir. Bu bulgular, PPFK yönetiminde hasta seçimi ve tedavi planlamasına yönelik karar süreçlerini desteklemektedir.