Yeni tanı kolorektal kanserde tekstür özelliklerinin ve kolektomi materyallerinde LC3B immunohistokimyasal boyamanın prognozöngörmedeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL URAL
Danışman: Berna TEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu araştırmada yeni tanı kolorektal kanser hastalarında, tedavi öncesi F18-FDG PET/BT görüntülerinden elde edilen konvansiyonel parametrelerin, tekstür özelliklerinin ve kolektomi materyallerinde LC3b immünohistokimyasal boyamanın; genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım ile ilişkisinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerin prognostik değerinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Kolorektal kanser tanısı kesinleşmiş ve tedavi öncesi evreleme amacıyla Kasım 2019- Ocak 2023 tarihleri arasında hastanemizde F-18 FDG PET/BT görüntülemesi yapılan, sonrasında ise yine hastanemizde opere edilen 112 olgu çalışmaya dahil edildi. Hastaların PET görüntülemelerinde tümöral lezyon manuel segmente edilerek, lezyona ait tekstür özellikleri ile SUV temelli konvansiyonel parametreler elde edildi. Hastaların ortalama 31 aylık sağkalım bilgilerine hastane bilgi sisteminden ulaşıldı. Patoloji arşivinden kolektomi preparatlarına ulaşılamayan veya cerrahi öncesi neoadjuvan tedavi alması sebebiyle, patoloji preparatında modifiye Ryan tümör regresyon skoruna göre tam ve tama yakın yanıt gösteren hastalara LC3b immünohistokimyasal boyama yapılamadı. Değerlendirmeye alınabilen 44 hastanın LC3b boyama skorları patoloji uzmanı tarafından belirlendi. Bulgular: Çalışmamızda "sphericity, asphericity ve compacity" şekil özelliklerinin hastalıksız sağkalımı öngörebileceği sonucuna varılmıştır. Patoloji bulgularından ise yüksek tümör tomurcuklanması düzeyi ile lenfovasküler ve perinöral invazyon varlığı arasında anlamlı ilişki olduğunu saptadık. LC3B immunühistokimyasal boyama pozitifliği ile orta-kötü diferansiyasyon arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü. Bu sonuç literatürde yer alan çalışmalarla uyum içerisindeydi. Ancak LC3B immunühistokimyasal boyamanın sağkalımla diğer patoloji bulguları ile ve tekstür özellikleri ile arasında ise bu çalışmada anlamlı sonuçlar elde edilemedi. Ayrıca çalışmamızda LC3B İHK boyamanın genel ve hastalıksız sağkalımla arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Sonuç: Tekstür parametreleri ve patoloji-immünohistokimya boyama bulguları intratümöral heterojeniteyi yansıtan belirteçler olarak kullanılabilir. Çalışma sonuçları tekstür özelliklerinin prognozu öngörebileceği yönündeki hipotezi desteklemektedir. LC3B immünohistokimya boyama ise standardizasyonu sağlanması ve daha büyük örneklemlerde incelenmesi gereken, prognostik değeri olabilecek bir parametredir. Tekstür analizi ve makine öğrenme modelleri henüz klinikte geleneksel prognostik belirteçlerin yerini almasa da tekstür analizi kolorektal kanserin mikroskopik düzeydeki davranışlarını makroskopik düzeyde yansıtan kantitatif veriler sunarak, giderek hastalık yönetimine katkı sağlayacaktır. Bu konuda yapılacak çalışmaların artması ileride klinik hasta yönetiminde bu parametrelerin prognostik belirteç olarak kullanılır hale gelmesini sağlayacaktır.