Vazovagal senkop tanısında kullanılan iki ayrı tilt testi protokolünün karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE SELİN TAŞDEMİR BAŞAK

Danışman: Murat Muhtar YILMAZER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Senkop, çocukluk ve ergenlik döneminde sık karşılaşılan, ani bilinç ve postüral tonus kaybı ile karakterize kısa süreli bir klinik tablodur. Bu yaş grubunda en sık gözlenen senkop tipi vazovagal senkop (VVS) olup, tanı sürecinde genellikle klinik öyküye başvurulmaktadır. Ancak nedeni tam olarak belirlenemeyen senkop vakalarında Tilt testi tanısal olarak önemli bir araç haline gelmiştir. Tilt testi, özellikle VVS şüphesi olan hastalarda hemodinamik yanıtları değerlendirerek tanıya yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Tilt testi süresinin uzatılmasının VVS tanısındaki duyarlılığı artırıp artırmadığını; tanı konma oranı üzerindeki etkisini ve bu değişikliğe etki eden faktörleri değerlendirmektir. Böylece, test süresinin optimize edilmesiyle, çocuk ve ergen hastalarda daha doğru ve güvenilir bir tanı sürecine katkı sağlanması hedeflenmektedir. Gereç̧ ve Yöntem: Bu araştırma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (EAH) Kardiyoloji Polikliniği'nde yürütülmüştür. Kasım 2024 ile Nisan 2025 tarihleri arasında, aynı polikliniğe presenkop/senkop yakınmasıyla başvuran ve yapılan değerlendirmeler sonucunda vazovagal senkop veya presenkop ön tanısı alan 5–18 yaş aralığındaki 99 hastaya tanısal amaçla Tilt testi uygulanmıştır. Belirlenen dışlama kriterlerine göre 96 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastalara provakasyon olmadan 50 dakikalık Tilt testi yapılması planlanmıştır. 50 dakikalık standart protokole göre uygulanan Tilt testinde, pozitif test sonucu alınan zaman dilimi temel alınarak hastalar iki grup olarak 0–30. dakika arasında pozitif sonuçlananlar (erken pozitifleşen grup) ve 30 ile 50 dakika arasında pozitif sonuçlananlar (geç pozitifleşen grup) şeklinde gruplandırılmıştır. Pozitif olgularda testin pozitifleşme zamanı ile pozitiflik oranı ve test süresinin dakikasının arttırılması ile pozitif saptanmasında artış olup olmadığı değerlendirilmiş; ayrıca Tilt testinin pozitifleşme süresi ile hastaların klinik ve demografik özellikleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bulgular: Tilt testi uygulanan 96 hastanın 22 'sinde (%23) pozitiflik saptanmıştır. En yüksek pozitiflik (%36) 30, 40 dakika arasında gözlenmiştir. Testin en yüksek duyarlılık ve özgüllük dengesini sağladığı optimal sürenin 49. dakika olduğu belirlenmiştir. Bu eşik değerde modelin duyarlılığı %89, özgüllüğü ise %82 olarak hesaplanmıştır. Hastaların yaş dağılımları incelendiğinde 7–17 yaş aralığında saptanmıştır. Her iki protokolde de kız hastaların sayısı erkek hastalardan sayıca fazla saptanmıştır. Erken pozitifleşen ile geç pozitifleşen hastalar arasında yaş, cinsiyet, VVS tekrarı, prodromal bulgu, Ekokardiyografi (EKO) bulguları ve tetikleyici faktör varlığı açısından istatiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç̧: Vazovagal senkop/presenkop ön tanısıyla başvuran olgularda tanıya yardımcı olması amacı ile uygulanan Tilt testinde, testin 49.dakikasında %89 duyarlılık ve %82 özgüllüğe ulaştığı saptanmıştır. Pozitif olguların çoğu 30.dakikadan sonra ortaya çıkmıştır. Bu, özellikle ilk 30 dakikada negatif olan ancak klinik öyküsü güçlü hastalarda test süresinin uzatılmasının gerekli olabileceğini göstermektedir. Tekrarlayan senkop öyküsü ve prodramal belirtilerin yaygınlığı, tanıda öykü semptomların önemini vurgulamakta olup VVS tanısında hem demografik hem klinik gereksinimlere göre değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Tilt testi, vazovagal senkop, çocuk