Düşük doğum ağırlıklı preterm yenidoğanlarda pnömotoraks sıklığı, risk faktörleri ve sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA ZALİM
Danışman: Elif ÖZALKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Pnömotoraks, hava kaçağı sendromları içinde en sık görülen tipi olup yenidoğan döneminde hayatın diğer dönemlerine kıyasla daha sık görülür. Altta yatan primer akciğer hastalığının varlığı, mekanik ventilatör gereksinimi olması, balon maske solutulması ve doğumda resüsitasyon uygulaması pnömotoraks gelişimi için önemli risk faktörlerindendir. Pnömotoraks spontan veya idiopatik olarak da gelişmektedir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerindeki sıklığı %1-2 arasında değişir. Bu çalışmada pnömotoraks tanısı alan preterm yenidoğanların epidemiyolojik özelliklerinin, risk faktörlerinin, klinik seyirlerinin incelenmesi ve hekimlerin konuyla ilgili farkındalıklarının artırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza SBÜ Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitemizde 01.01.2022 – 01.01.2024 tarihleri arasında yatan majör konjenital anomalisi ve diyafragma hernisi olmayan düşük doğum ağırlıklı preterm yenidoğanlar incelendi. Hastaların cinsiyet, doğum haftası, doğum ağırlığı, doğum şekli, antenatal risk faktörleri, annenin gebelik hastalıkları, altta yatan akciğer patolojisi, pozitif basınçlı ventilasyon uygulanması, ileri resüsitasyon ihtiyacı, mekanik ventilasyon tipi, pnömotoraks yeri, pnömotoraksın kaçıncı gün görüldüğü, tedavi yöntemleri, sürfaktan uygulanması, bronkopulmoner displazi sıklığı, mekanik ventilasyon tipleri, mekanik ventilasyon süresi, hastane kalış süresi ve mortalitesi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 397 bebek dahil edildi. Bu bebeklerin 34'ünde (%8,56) pnömotoraks geliştiği gözlendi. Pnömotoraks olan grup, pnömotoraks olmayan grup ile karşılaştırıldığında; düşük doğum haftası,düşük doğum kilosu, sürfaktan kullanımı, HFO ile takip edilme, RDS varlığı istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Pnömotoraks olan bebeklerde 5. dakika APGAR skorunun daha düşük olduğu tespit edildi (p<0,05). Pnömotoraks olan bebeklerde mortalite oranının daha yüksek olduğu görüldü (p<0,05). Lojistik regresyon analizi sonucunda doğum haftasının düşüklüğü pnömotoraks varlığını etkileyen faktör olarak belirlenmiştir. Sonuç: Pnömotoraks hayatı tehdit eden bir durum olmakla birlikte erken tanı ve tedavi hayat kurtarıcıdır. Düşük doğum haftası, düşük doğum ağırlığı, altta yatan akciğer patolojisi, mekanik ventilayon ve ileri resüsitasyon gereksinimi risk faktörüdür. Pnömotoraksın risk faktörlerinin bilinmesi hastalığın prognozu açısından önemlidir.