Yaşlı bireylerde kan lipid değerlerinin kırılganlıkla ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERTUĞRUL EKİCİ
Danışman: Mustafa Kemal KILIÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Kırılganlık, yaşlanma ile birlikte birden fazla sistemdeki fizyolojik rezervlerin azalması nedeniyle vücudun küçük bir stres karşısında bile artmış hassasiyeti ile karakterize bir geriatrik sendromdur. Kırılganlık yaşlılarda fonksiyonellik kaybı ve erken ölümlerin en önemli nedenlerinden birisidir. Kırılgan yaşlılar, artmış mortalite, morbidite ve sağlık harcamaları ile karşılaştıkları için bu konu gün geçtikçe daha çok önem kazanmaktadır. Bu yüzden kırılganlığı değerlendirmek için birtakım ölçekler üzerinde çalışılmıştır. Klinik pratikte de kırılganlığı değerlendirecek olası biyobelirteçlerin bulunması büyük önem arz etmektedir. Amaç: Kırılganlık değerlendirmek amacıyla birtakım ölçekler geliştirilmiştir. Ancak her zaman klinik pratikte bu ölçekleri kullanmak mümkün olamamaktadır. Bu yüzden Kırılganlık değerlendirmek amacıyla kullanabileceğimiz biyobelirteç bulmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Dahiliye servisinde yatan ve Dahiliye ile Geriatri polikliniklerine ayaktan başvuran 65 ve üzeri yaşta, çalışmaya katılmayı kabul eden 385 hasta (318 ayaktan, 67 yatan) çalışmaya dahil edilmiştir. Mobilize olmayan, dil problemi ve bilişsel bozukluğu olan hastalar dışlandı. Hastaların demografik verileri kaydedildikten sonra FRAIL ve Edmonton Kırılganlık Ölçekleri kullanarak kırılganlık durumları değerlendirildi. Başvurularında ve hastane yatışlarında rutin bakılan tetkiklerden hemoglobin, beyaz küre, platelet, ALT, AST, TSH, GGT, üre, kreatinin, albümin, total protein, ürik asit, total kolesterol, trigliserid, LDL, HDL, glukoz, Hba1c değerleri kayıt altına alındı. Bulgular: Çalışmaya katılan 385 hastanın yaş ortancası 71(65-99) ve bu hastaların 238'i (%61,8) kadın cinsiyetteydi. Çalışmaya katılan kırılgan hastaların oranı FRAIL Kırılganlık Ölçeğine göre %17,8 iken Edmonton Kırılganlık Ölçeğine göre %17,4 olarak izlendi. Lipid profili bileşenleri ve karaciğer enzimleri çeyreklik kesim noktalarına göre 4 kategoriye ayrıldı. Yapılan tek değişkenli analize göre ALT (p≤0,001, p≤0,001), total kolesterol (p≤0,001, p≤0,001), trigliserit (p≤0,001, p≤0,001), LDL (p≤0,001, p≤0,001), HDL (p≤0,001, p≤0,003) parametrelerinin en düşük ve diğer kategorileri arasında sırasıyla Edmonton ve FRAIL Kırılganlık Ölçeklerine göre kırılganlık açısından istatistiksel anlamlı fark bulunmuştur. Sonrasında bulgular çok değişkenli regresyon analizi ile değerlendirildiğinde ALT, LDL, HDL ve total kolesterolde hem Edmonton Kırılganlık ölçeğine göre hem de FRAIL Kırılganlık ölçeğine göre istatistiksel ilişkinin devam ettiğini gördük. Tartışma ve Sonuç: Kırılganlık değerlendirilmesi güç, multifaktöriyel bir durumdur. Bu geriatrik sendromu değerlendirmek için birtakım kırılganlık ölçekleri geliştirilmiştir. Biz bu çalışmamızda klinik pratikte kolay kullanabileceğimiz, kırılganlık değerlendirmemize katkı sağlayabilecek biyobelirteç bulmayı amaçladık. Bu bağlamda da başta ALT, LDL, HDL ve total kolesterol olmak üzere lipid profili ve karaciğer enzimlerinin kırılganlık ile ilişkili olduğu hakkında güçlü verilere ulaştık. Biyokimyasal değerleri kategorilendirerek çalışmamızın klinik pratikte kırılganlık değerlendirmesi açısından fayda sağlayacağını düşünmekteyiz. Ancak bu parametrelerde kırılganlık açısından kesin bir sınır değer belirtmek için çok merkezli, daha çok hasta içeren ileri çalışmalar gerekmektedir.