Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi düzeylerinin kronik böbrek hastalığı evresi ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR MİRAY YARLIOĞLU

Danışman: Ebru GÖK OĞUZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, hangi psikososyal sorunların Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) ile ilişkili olduğunu ve özellikle de bu hastaların tedaviye uymamasının nedenleri üzerine odaklandık. Yaşam kalitesinin düşmesi, anksiyet, depresyon ve diğer psikososyal faktörlerin bu hastalarda tedavinin etkinliğini azaltan tutumlara yol açtığını savunan hipotezimiz mevcuttur. ODPBH'de, depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi düzeylerini, genetik ve psikososyal faktörleri ayrıntılı olarak inceledik. ODPBH tanılı hastalarda anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi, hastalığın seyri için önemli faktörler olan ilaç, diyet ve tedaviye uyumda değişikliklere neden olabileceğinden; ODPBH hastalarında depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesi düzeyleri ile kronik böbrek hastalığı evresi arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 1 Nisan 2019 ile 1 Ağustos 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniğinde takip edilen yüz hasta dahil edilmiştir. Çalışmamızdaki hastalara beş ölçek uygulanmiştır. Bu beş ölçek; EQ-5D Yaşam Kalitesi İndeksi, EQ-5D Visual Analog Skala (VAS), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS), Hasta Sağlığı Anketi (PHQ-9) ve Genetik Psikososyal Risk Aracı (GPRI) şeklindedir. Bulgular: EQ-5D ve EQ-5D VAS ölçeklerinin toplam skorları ile Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) evresi (sırasıyla; p<0,000 ve β=-5,355, p<0,000 ve β=-8,394) ve diyaliz tedavisi (sırasıyla; p<0,000 ve β=-4,682, p<0,000 ve β=-8,394) arasında istatiksel olarak anlamlı negatif bir korelasyon bulunmuştur. EQ-5D ve EQ-5D VAS ölçeklerinin toplam skorları ile tahmini Glomerular Filtrasyon Hızı (tGFH) arasında ise istatiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmuştur (sırasıyla; p<0,000 ve ρ =0,700, p<0,000 ve ρ=0,750). Böbrek uzunluğu ile EQ-5D'nin ağrı alt parametresi arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon olduğu saptanmıştır (p <0,000; ρ = 0,375). MSPSS toplam skoru ve evresi ile KBH evresi arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon olduğu bulunmuştur (sırasıyla; p=0,035 ve β=0,342, p=0,038 ve β=0,362). GPRI ölçeğinin 'Kişisel' alt grubu ve KBH evresi arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyonun olduğu tespit edilmiştir (p=0,019 ve β=0,199). Anksiyete ve depresyon ölçeği olan PHQ-9 skalasının toplam skoru ve evresi ile KBH evresi arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyonun olduğu saptanmıştır (sırasıyla; p<0,000 ve β=0,364, p<0,000 ve β=0,331). Diyalize giren hastaların EQ-5D ve EQ-5D VAS toplam puanlarının daha düşük olduğu (p<0,000) ve diyaliz tedavisinin varlığı ile EQ-5D ve EQ-5D-VAS toplam skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif bir korelasyon olduğu görülmüştür (sırasıyla; p<0,000 ve β=-4,682, p<0,000 ve β=-8,394). MSPSS ölçeği toplam puan ve evresi ile diyaliz tedavisinin varlığı arasında istatiksel olarak pozitif bir korelasyon bulunmuştur (sırasıyla; p=0,037 ve β=0,362, p=0,045 ve β=0,362). GPRI skalası 'Kişisel' alt grup toplam puanı ile diyaliz tedavisinin varlığı arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon bulundu (p=0,038, β=0,186). Diyaliz tedavisi ile PHQ-9'nun evre ve puanları arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon görülmüştür (her iki değişken için; p<0,000, β= 0,331). Hastaların diyet uyumu ile EQ-5D ve EQ-5D VAS toplam puanları arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif bir korelasyon bulunmuştur (sırasıyla; p=0,006 ve β=2,687, p=0,004 ve β=3,148). Diyet uyumu ile PHQ-9 puan ve evresi arasında istatiksel olarak anlamlı negatif bir korelasyon bulundu (sırasıyla; p=0,003, p=0,006 ve β=-0,692). Sonuç: Çalışma popülasyonda; KBH evresi arttıkça ve tGFH değeri azaldıkça, yaşam kalitesi azalmaktayken anksiyete ve depresyon sıklığı artmaktadır. ODPBH'li hastalarda; böbrek uzunluğu (hacim) arttıkça ve diyet uyumu azaldıkça, anksiyete ve depresyon şiddetleri artmaktayken yaşam kalitesi azalmaktadır. Unutulmaması gereken önemli bir nokta ise yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyonun hipertansiyon ve diyet uyumu ile yakın ilişki içinde olmasıdır. Bu özel hasta grubunda, hastalığın seyrini etkileyen psikososyal komponenentlerin erken tespit edilip düzeltilmesi en az ODPBH tedavisi kadar etkili olacaktır. Sonuç olarak, ODPBH'nin seyrini genel geçerlilikle öngörebilen, fiziksel ve psikolojik komponentlerden oluşan yeni bir skalanın gerekliliğini ortaya koyan daha çok çalışma gerekmektedir.