Anjiografi negatif spontan subaraknoid hemorajili hastaların retrospektif olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KEMAL KANTARCI
Danışman: Yavuz ERDEM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kanın bilgisayarlı beyin tomografisindeki (BBT) paternine göre perimezensefalik ve klasik olarak ikiye ayrılan anjiyografi negatif subaraknoid hemorajiler (ANSAH) genellikle benign bir alt tip olarak kabul edilmektedir. Etiyolojilerinin belirsizliği ve takipleriyle ilgili görüş birliği olmaması nedeniyle halen nöroşirürjiyenler açısından tartışmalı bir başlık olmaya devam etmektedir. Çalışmamızda kliniğimizce takip edilen ANSAH hastalarıyla ilgili verileri retrospektif olarak değerlendirip tecrübelerimizin paylaşılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2016 - Aralık 2020 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirürji Kliniği'nde takip ve tedavisi yapılan 210 spontan subaraknoid hemorajili (SAH) hasta retrospektif olarak taranmış ve çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan hastalar; kanama paternleri, yapılan anjiografi tetkikleri ve anjiografinin kanamanın hangi günlerinde yapıldığı, klinik derecelendirmeleri, risk skorları ve komplikasyonları açısından incelenmiştir. Bulgular: Kanama paternine göre skorlamalar değerlendirildiğinde Yaşargil skorlamasında her iki paternde de en yüksek oranda 2a, Hunt Hess'te de en çok "2" kategorisinde kümelenirken, Dünya Nöroşirurji Federasyonu Ölçeği (WFNS) skorlaması için yığılma en çok "1" kategorisinde olmuştur. Vasograde açısından yapılan değerlendirmede klasik paternde (%52,4) "yellow", perimezensefalik paternde (%54,5) "green" kategorisine rastlanmıştır. Modifiye Fisher Skalasında klasik paternde en çok (%57,1) grade 4'te, perimezensefalik paternde en çok (%36,4) grade 3'te yığılma dikkat çekmektedir. Ayrıca Hijdra skoru açısından kanama paternlerinde bir farklılık görülmemiştir. Yatış süreleri ve Glasgow Outcome Scale (GOS) skorları değerlendirildiğinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Hastanede takibi yapılan hastalarda HS gelişme durumu klasik paternde perimezensefalik paterne göre daha yüksek idi. Nöbet geçirme durumları ise klasik paternde 2 vakada görülmüş; perimezensefalik paternde ise hiçbir vakada görülmemiştir; ancak bu SAFARI skoru ile istatistiki olarak ilişkilendirilmemiştir. İlk başvuruda en sık tercih edilen anjiografi tetkiki bilgisayarlı tomografi anjiografisi (BTA) olup, ikinci anjiografiler digital subtraksiyon anjiyografisi (DSA) ile yapılmıştır. Sonuç: Erken BT taramasındaki kanama paterni, ilk anjiyogramda patoloji saptanmayan subaraknoid kanamalı hastaların tedavisi için paha biçilmez bir kılavuzdur. Bununla beraber vasküler patoloji açısından klinik şüphe devam ettiğinde kontrol anjiografi için belli bir zaman beklenmeden sürekli şüphe içerisinde kalınarak en uygun anjiografi tetkiki ile yapılması gerekmektedir.