Postmenopozal osteoporoz tanılı hastaların COVID-19 pandemisi sürecinde tedavi durumları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET KAVAKLI

Danışman: İlknur AKTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: 2020 yılı itibariyle tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs Hastalığı 2019 (COVID-19) pandemisi başlıca sağlık sistemleri, ekonomi, eğitim gibi birçok alanda aksamalara neden olmuştur. Pandemi döneminde postmenopozal osteoporoz (PMO) hastalarının takip ve tedavi süreçlerinin ne derece etkilendiğini ve yüksek stres düzeylerinin bireyin davranış ve tedavi uyumuna etkisini ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1 Ağustos-1 Ekim 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği'ne başvuran, PMO tanısıyla medikal tedavi alan hastalar dahil edildi. 1 yıldan kısa süredir tedavi gören ve çalışmaya katılmaya gönüllü olmayan hastalar dahil edilmedi. Hastaların tedaviye devamı, takip ve kontrollere zamanında gelme, ilaca ulaşım, takviye vitamin D ve kalsiyum kullanım durumları ve egzersiz alışkanlıklarını sorgulandı. Algılanan Stres Ölçeği-14 (ASÖ-14)'e verilen cevapları kaydedilerek istatistiksel analiz yapıldı. Bulgular: Yaş ortalaması 68,1 yıl olan, 31'i aktif çalışan 179 kadın hasta incelemeye alındı. 70 mg/hafta oral alendronat kullanan 76 hastanın 18'i(%23,6), 60 mg/6ay subkutan denosumab kullanan 84 hastanın 29'u(%34,5), 5 mg/yıl intravenöz zoledronat kullanan 14 hastanın 6'sı(%28,5), 150 mg/ay oral ibandronat kullanan 5 hastanın 3'ü(%60) minimum 4 hafta ilacını bırakmıştı. Parenteral ve oral tedavi gruplarında tedavi bırakma açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). İlaç bırakma nedenleri incelendiğinde %37,5 ile COVID-19'a yakalanma endişesiyle kontrole gelmeme ve %25,0 ile randevu alamama yada hekime ulaşamamanın en sık 2 neden olduğu görüldü. Hastaların aktif olarak 32,4'ü vitamin D ve %21,8'i oral kalsiyum takviyesi alıyordu, %62,1'inin en az bir komorbid hastalığı olduğu görüldü. Hastaların %28,5 inin egzersiz yaptığı, fakat bunların da sadece %35,3'ünün pandemi döneminde egzersize devam edebildiği belirlendi. Hastaların ASÖ-14 skorları incelendiğinde ilacı zamanında kullanmayan hastaların kullananlara göre, kendini osteoporoz hastalığı nedeniyle COVID-19 açısından risk grubunda görenlerin görmeyenlere göre algılanan stres düzeylerinin anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç: COVID-19 pandemisi, PMO'nun tedavi süreçlerini etkilemiştir. Bu dönemde, PMO hastalarında vitamin D düzeyleri yetersizdir. PMO hastaları bu dönemde yüksek oranda egzersiz ve tedavi bırakmıştır. Yeterli kalsiyum alımı ve vitamin D kullanımının artırılması, egzersiz devamlılığının sağlanması açısından yeni stratejiler geliştirilebilir. İlacı bırakan hastaların yarıdan fazlası, COVID-19'a yakalanma endişesi nedeniyle kontrole gelmeyerek ve doktoruna ulaşamama nedeniyle ilaç bırakmıştır. Bu dönemdeki tedavi bırakma durumu, tedavi uygulanma şeklinden bağımsız, fakat yüksek algılanan stres düzeyleri ile ilişkili bulunmuştur. Pandemi ve doğal afetler gibi sağlık hizmetini aksatabilecek ve hastaların stres düzeylerini artırabilecek durumlarda, PMO hastalarının, özellikle denosumab kullananların olmak üzere, yakın takibi, bilgilendirilme ve yönlendirilmesi için teletıp sistemlerinin yaygınlaştırılması ve ulusal bir takip sisteminin kurulması faydalı olabilir.