Lenf‌ ‌nodlarının‌ ‌B-MOd‌ ‌USG,‌ ‌doppler‌ ‌USG ‌ve‌ ‌US ‌elastografi‌ ‌özelliklerinin‌ ‌histopatolojik‌ ‌sonuçlar‌ ‌ile‌ ‌karşılaştırılarak‌ ‌tanısal‌ ‌etkinliğinin‌ ‌değerlendirilmesi‌


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜLYA ÇETİN TUNÇEZ

Danışman: Zehra Hilal ADIBELLİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Lenfadenopati(LAP) radyolojik görüntülemesinde B-mod ultrasonografi(USG) ve doppler USG en sık kullanılan yöntemlerdir. Ultrason elastografi(USE) ise dokuların sertlik derecesini saptamaya yönelik geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu çalışmada lenf nodlarının histopatolojik sonuçları ile B-mod USG ve doppler USG özellikleri, USE ile ölçülen Strain Ratio(SR) değeri ve elastisite skorları karşılaştırılarak patolojik malign-benign ayırımında görüntüleme bulgularının etkinliği araştırılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Boyun ve aksillaya yönelik rutin B-mod USG'de malignite şüphesi bulunan veya tedavi sonrası boyutu küçülmeyen lenf bezi olan 96 hastaya ait 100 lenf bezi incelendi. Sitopatoloji sonuçları tanısal olmayan patoloji ve malignite açısından kuşkulu olanlar çalışma dışı bırakıldı. Benign ve malign sitoloji olmak üzere 86 hastaya ait 90 lenf bezi çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik verilerinin yanında lenf bezlerinin B-mod USG, Doppler USG ve USE özellikleri prospektif olarak iki radyoloji hekimi tarafından değerlendirildi. Histopatoloji sonuçları referans olarak kullanıldı. Hastaların patoloji sonuçları, işlem öncesi kaydedilen B-mod USG, Doppler USG ve USE sonuçları ile karşılaştırıldı. BULGULAR: Lenf bezlerinin histopatolojik olarak 36'sı (%40) benign, 54'ü (%60) maligndi. B-mod USG'de lenf bezlerinin morfolojik özelliği(p:0,021), hilus durumu(p:0,022), kısa aks(p<0,001), uzun aks/kıs aks oranı(p:0,011), doppler USG'de kanlanma paterni(p:0,033), US elastografide SR değeri(p:0,006) ve elastisite paterni istatistiksel olarak anlamlı bulundu. B-mod USG'nin duyarlılığı, özgüllüğü ve doğruluğu sırasıyla %44,4, %75,0 ve %56,7'idi; değerler Doppler USG için % 58,5, % 77,8 ve % 66,3 ve elastografi için % 68,5, % 58,3 ve % 64.4 idi. Strain ratio için eşik değeri 1.21 olarak hesaplandı. SR değerinin duyarlılığı, özgüllüğü ve doğruluğu sırasıyla % 77.8, %52,8 ve %66,3 idi. B-mod USG, Doppler USG ve US elastografinin tekli ve birlikte etkileri değerlendirildiğinde, duyarlılığı en yüksek olan her üç görüntüleme yönteminin kombinasyonu(%90,4), özgüllüğü en yüksek olan Doppler USG(%77,8) ve genel doğruluk değeri en yüksek olan inceleme ise her üç yöntemin kombinasyonu (%73,9) idi. Tek başına ve kombine değerlendirmelerde doğruluğu en düşük olan inceleme, B-mod USG(%56,7) değerlendirme olarak bulundu. Kappa uyum analizinde; histopatoloji sonuçları ile Doppler USG, US elastografi, ikili ve üçlü yöntemlerin sonuçlarının uyumu istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p˂0,05). SONUÇ: B-mod ve Doppler USG görüntülemedeki kriterlerin hiçbiri metastaz varlığını göstermede %100 güvenilir değildir. US elastografi, benign ve malign lenf nodlarının ayırt edilmesi için kombine B-mod ve Doppler USG bulgularına eklendiğinde tanı duyarlılığını ve doğruluğunu arttırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi, Doppler Ultrasonografi, US elastografi, lenf nodu