Düşük tehdidini öngörmede korpus luteum ve desidua bazalis ölçümlerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ YILDIZBAKAN

Danışman: Gülsüm UYSAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Ultrasonografi ile korpus luteum boyutları ve desidua bazalis kalınlığının ölçülerek düşük tehdidi tanısılı hasta grubu ve sağlıklı benzer gebelik haftasına sahip kontrol grubu ile karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: 6 hafta ve 10 hafta arasında gebeliği bulunan 30 düşük tehdidi tanılı hasta ile 30 sağlıklı gebe ultrasonografi ile değerlendirildi. Ölçümler için kliniğimizde bulunan Hıtachi Aloka alfa 6 prosound model ultrasonografi kullanıldı. Ultrasonografide rutin ölçümlerden olan CRL (Crown-Rump Lenght), fetal kalp atımı, gestasyonel kese ve yolk kese çapları, servikal uzunluk, korpus luteum yeri ve çapları aynı kişi tarafından ölçülüp not edildi. Korpus luteum yeri sağ ya da sol adneks olarak değerlendirilip, en geniş yerinden C1 (vertikal) ve C2 (horizontal) çapları ölçüm yapıldı. Plasenta ve myometrium arasında yer alan desidua bazalis; plasental dokunun altındaki derinlik endometrial alandan myometrial alana doğru dik şeklide ölçülerek değerlendirildi. Ultrasonografik ölçümler ve hastaların demografik ve obstetrik ölçümleri gruplar arasında karşılaştırıldı. Çalışmaya katılan hastaların gebelik prognozu 20. Gebelik haftasında tekrar sorgulandı. Bulgular: Kontrol grubunda yer alan hastaların Yolk Sac (YS) (p=0,845) ve Desidua bazalis kalınlık (p=0,192) ortalamaları, hasta grubunda yer alanların ortalamalarından daha yüksek bulundu. Buna karşın aralarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmedi (p>0,05). Hasta ve kontrol grupları arasında gebelik haftalarına göre karşılaştırıldığında 6. gebelik haftasında desidual kalınlık açısından istatistiksel anlamlı fark saptanırken (p 0,005). Hasta grubunda yer alanların korpus luteum çaplarındaki ortalamalarının, kontrol grubunda yer alan hastaların ortalamalarından daha düşük olduğu, buna karşın aralarında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar olmadığı tespit edildi (p>0,05). Sonuçlar: Düşük tehdidi altında yatan mekanizmaların desidual alandaki invazyon derinliğinden bağımsız olarak başka faktörlerden de etkilenebilmektedir. Gelecek çalışmalarda gelişmiş ultrason teknikleri ile desidua plasental kompleksin daha detaylı incelenmesini, desidua bazalis ve korpus luteum morfolojisinin ilk trimester ultrason ölçümleri ile gebelik sonuçlarının ilişkilendirilmesini önermekteyiz. Anahtar kelimeler: Düşük tehdidi, desidua bazalis, korpus luteum, transvajinal ultrasonografi.