Travma sebebiyle acil servise başvuran omurga yaralanması olan hastaların epidemiyolojik ve demografik farklılıkların incelenmesi ve karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EBRU NUR USLU

Danışman: Mehmet Özgür ERDOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Travmatik omurga yaralanmaları (TOY), omurga kolonunun kemik, bağ ve/veya nörolojik yapılarının zarar görmesi sonucu ortaya çıkan ciddi sağlık sorunlarıdır. Bu yaralanmalar, dünya genelinde önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir. TOY'un bölgesel ve yerel düzeydeki insidans ve nedenlerinin daha iyi anlaşılması, etkili önleme stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Bu çalışmamızda acil servise TOY ile başvuran hastaların demografik özelliklerini, etiyolojilerini, vital parametrelerini, laboratuvar ve görüntüleme verilerini, takip ve tedavi süreçlerini inceleyerek mevcut literatüre ve TOY'un önlenmesi için yapılması gerekenlere katkıda bulunmak istedik. Materyal Metod: Çalışmamıza 01.01.2019-10.12.2024 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniğine travma sebebiyle başvuran omurga yaralanması olan hastalar dahil edilmiştir. Çalışma tek merkezli, retrospektif, gözlemsel olarak yürütülmüştür. Hastaların başvuru anında demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, ek hastalıklar), vital parametreleri, TOY'un etiyolojileri, laboratuvar sonuçları, ek travmatik patolojilerin varlığı, yatış ve taburculuk hali, uygulanan tedavi yöntemleri, hastane içi mortaliteleri ve sonlanımları kaydedildi. Bu veriler kayıt altına alınıp TOY insidansını belirleyici faktörler olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 360 hastanın 171 (%47) tanesi erkek, 189 (%53) tanesi kadındı. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması bütün grup için 55,44 ± 19,64 idi. Kadın hastaların yaş ortalaması (61.23 ± 18.51) erkek hastaların yaş ortalamasından (49.04 ± 18.90) anlamlı derecede yüksektir (p=0.000). Çalışma grubumuzda yer alan 60 yaş üzeri 157 hastadan 103 tanesi kadındı. Kadınlarda komorbidite oranının erkeklere göre belirgin şekilde yüksek olduğu görülmektedir (p<0,001). Çalışmaya dahil edilen 360 hastanın başvuru şekli karşılaştırıldığında en sık başvuru şekli künt travma (n:353, %98,06) olarak bulunmuştur. Künt travma sıklığı kadın cinsiyette ılımlı anlamlı farklılık göstermiştir (p = 0,041). Künt travmasıolan hastalar alt başlık olarak kendi içinde sınıflandırıldığında ise en sık sebep basit düşme (n:207, %57,5) olarak bulunmuştur. Erkeklerde penetran travma (p = 0,041), motorlu taşıt kazası (p = 0,003), ateşli silah yaralanma (ASY) (p = 0,041), yüksekten düşme (p = 0,001) oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kadınlarda basit düşme oranının erkeklere göre belirgin şekilde yüksek olduğu görülmektedir (p <0,001). Birinci ay mortalite oranları kendi içerisinde değerlendirildiğinde erkek cinsiyet (n:8, %72,72) ön sırada yer almaktadır. Erkeklerde ek yaralanma (p = 0,001), güç kaybı (p<0,001) ve his kaybı (p = 0,005) oranları kadınlara göre daha yüksektir. Erkekler, CK (p<0,001) ve AST (p<0,001), ALT (p<0,001)ve GGT (p<0,001), Laktat (p=0,001), LDH (p=0,012), WBC (p=0,001), PT (p=0,001), INR (p=0,001) ve nötrofil sayısı (p=0,033), kreatinin (p<0,001) değerleri istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek değerlere sahiptir. Kadın hastalarda Hgb (p<0,001) ve Htc (p<0,001) değerleri erkeklerden anlamlı ölçüde düşük çıkarken, CRP değeri (p=0,014) ise kadınlarda daha yüksek olarak tespit edilmiştir. Sonuç: TOY ile acil servise başvuran erkek hastalarda yaş ortalaması daha düşüktür ve en sık başvuru sebebi motor kazaları ve yüksekten düşmelerdir. Mortalite ve morbidite oranları bu cinsiyette daha yüksektir. Yaşlı nüfusun çoğu ise kadın cinsiyette olup en yüksek etiyolojik sebep basit düşmelerdir. Bu sebeple iş güvenliğinin daha sık denetlenmesi ve çalışanlara gerekli eğitimin verilmesi ve güvenliğinin sağlanması, trafik kurallarına uyulmasının artırılması, yaşlılara gereken bakım hizmetinin verilmesi, komorbit hastalıkların daha iyi yönetilmesi, koruyucu ekipman kullanımlarının artırılması önerilir.