Yenidoğanın geçici takipnesi nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi almış geç preterm ve term bebeklerin demografik ve klinik özelliklerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALAAEDDİN SALEH

Danışman: Fatma Hilal YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yenidoğanın geçici takipnesi (YDGT) fetal alveolar sıvının geç rezorpsiyonu nedeniyle gelişen pulmoner ödemle karakterize, genellikle doğumdan kısa bir süre sonra başlayan, her gestasyonel yaşta bebekte görülebilen, çoğu zaman benign ve kendi kendini sınırlayan bir parankimal akciğer hastalığıdır. Yenidoğanın geçici takipnesi en sık görülen neonatal solunum sıkıntısı nedenlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, geç preterm ve term yenidoğanların YDGT nedeniyle YYBÜ'de tedavi alan demografik ve klinik özelliklerini incelemek ve bu özelliklerin tedavi süreci ve sonuçları üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, retrospektif tipte kesitsel bir tez çalışmasıdır. Ağustos 2020- Mart 2025 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi YYBÜ'de, YDGT tanısı ile tedavi alıp taburcu olan toplam 867 geç preterm ve term bebek oluşturdu. Anne yaşı, annede astım, diyabet, preeklampsi varlığı, doğum öncesi streoid uygulaması, doğum şekli, sezaryen doğumsa acil mi elektif mi olduğu, anne sigara kullanımı, çoğul gebelik durumu, erken membran rüptürü ve koryoamniyonit varlığı kaydedildi. Bebeğin doğum haftası, cinsiyeti, doğum ağırlığı, doğum haftasına göre kilo persentili (AGA/SGA/LGA), 1. ve 5. Apgar skoru, amniyon sıvısında mekonyum varlığı, YYBÜ'ne yatış zamanı, solunum sayısı, oksijen satürasyonu, kan gazında pH değeri, oksijen basıncı, karbondioksit basıncı, bikarbonat, BE/laktat, serbest oksijen aldığı gün sayısı, nazal CPAP desteği aldığı gün sayısı, entübasyona ihtiyacı olup olmadığı, olduysa kaç gün sürdüğü, hastanede kalış süresi, komplikasyonların (pnömotoraks) varlığı, antibiyotik alma süresi verileri toplandı ve iki grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 403 (%46,5) geç preterm ve 464 (%53,5) term olmak üzere toplam 867 bebek dahil edildi. Geç preterm bebeklerin doğum ağırlıkları term gruba göre anlamlı derecede düşük saptanırken (p <0,001), bu grupta acil sezaryen (C/S) (p <0,001) ve SGA (p <0,001) oranları ile annede preeklampsi (p <0,001) ve çoğul gebelik (p <0,001) sıklığı anlamlı derecede yüksek bulundu. Anne yaşı gruplar arasında benzerlik gösterse de, anne yaşı 35'in üzerinde olan bebeklerin hastanede yatış gün sayısının istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). Klinik parametreler incelendiğinde; geç preterm grubun kan gazı analizlerinde pH (p<0,001) ve bikarbonat (p = 0,024) değerleri anlamlı düşük, PCO2 (p = 0,001) ve laktat (p = 0,008) düzeyleri ise anlamlı yüksek izlendi. Ayrıca, acil C/S ile doğan bebeklerin nazal CPAP sürelerinin normal vajinal doğumla doğanlara göre anlamlı derecede daha uzun olduğu (p = 0,006); çoğul gebelik öyküsü olan bebeklerin ise hastanede anlamlı düzeyde daha fazla kaldığı (p = 0,002) görüldü. Antenatal steroid uygulamasının bebeklerin pH (p = 0,037) ve PCO2 (p = 0,032) değerleri üzerinde iyileştirici bir etkisi olduğu tespit edildi. Maternal diyabet, astım ve sigara kullanımının YDGT klinik seyri ve tedavi süreleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi saptanmazken, SGA bebeklerin hastanede kalış süreleri AGA ve LGA olanlara göre anlamlı düzeyde daha uzun bulundu (p <0,001). Sonuç: Çalışmamız, YDGT tanılı bebeklerde geç preterm doğumun, düşük doğum ağırlığının, sezaryen ile doğumun, ileri anne yaşının (≥35 yaş) ve çoğul gebeliğin klinik seyri ağırlaştıran ve hastanede yatış süresini uzatan temel risk faktörleri olduğunu göstermiştir. Özellikle acil sezaryen ile doğan bebeklerde solunum desteği ihtiyacı ve kan gazı parametreleri kötü etkilenmektedir. Antenatal steroid uygulamasının kan gazı parametreleri üzerindeki olumlu etkileri, özellikle geç preterm grubunda postnatal solunum dinamiklerini iyi yönde etkilemektedir. YDGT ve buna bağlı yoğun bakım yatışlarını azaltmak amacıyla, tıbbi endikasyon dışı elektif sezaryen oranlarının azaltılması, gebeliklerin mümkünse 35 yaş öncesinde olması, geç pretermlere antenatal streroid uygulanması önemlidir. Anahtar Kelimeler: Solunum sıkıntısı, yenidoğan geçici takipnesi, yenidoğan, term, geç preterm