Safra kesesi polipi ve metabolik sendrom ilişkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMİNE DUYGU BOZ
Danışman: Refik DEMİRTUNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Safra kesesi polipleri, safra kesesi karsinomunun öncülü olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalar safra kesesi polipleri etiyolojisinde yaş, cinsiyet , sosyal faktörler,vücut ağırlığı, abdominal obezite,glikoz intoleransı ve dislipideminin rol aldığını göstermiştir .Viseral adipoz dokudan salgılanan bazı sitokinler karsinojenezde rol alır. Bu sitokinlerin birleşiminin, safra kesesi polip ve safra kesesi kanser gelişimi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Literatürde kolorektal kanserin metabolik sendromla ilişkisini gösteren birçok çalışma vardır, ancak safra kesesi ve metabolik sendrom ilişkisiyle ilgili çalışmalar ülkemizde yetersizdir. Bu sebeple çalışmamızda safra kesesi polipi olan hastalarda metabolik sendrom ve komponentlerinin prevalansının belirlenmesi amaçlandı. Metabolik sendrom yaşam tarzı değişiklikleri ile de önlenebilir. Safra kesesi polipi ve metabolik sendrom ilişkisinden yola çıkarak, metabolik sendromlu hastanın tedavisi ile safra kesesi polipi ve safra kesesi karsinomu sıklığının azaltılmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak yapılan çalışmamızda 01.01.2017-01.08.2017 tarihleri arasında S.B.Ü. Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi İç Hastalıkları Kliniği, Genel Cerrahi Kliniği ve Gastroenteroloji Kliniğinde yatan veya ayaktan başvuran Safra Kesesi Polipi olan 45 hastanın ve Safra Kesesi Polipi olmayan kontrol grubu 45 hastanın geriye dönük olarak dosyaları incelendi. Çalışmaya 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edilirken; Gebeler, konjenital polipozis sendromları, kronik viral hepatitler, primer sklerozan kolanjit , kolanjioselüler karsinom tanısı olan ve sekonder obezite açısından klinik şüphesi olan hastalar dahil edilmedi. Hastalarda laboratuar tetkiklerinden bakılmış olan; HDL, LDL, trigliserid, açlık kan şekeri,karaciğer fonksiyon testleri, viral hepatit markerları ve fizik muayene bulgularından bakılmış olan; Karın muayenesi, Murphy belirtisi hasta dosyalarından geriye dönük olarak tarandı. Hastalar tekrar kontrole çağırılarak,vücut ağırlıkları kg cinsinden,boy ve bel çevresi (BÇ) cm cinsinden ölçüldü. Vücut kitle indeksi (VKİ), ağırlığın (kg) boyun karesine (m²) bölünmesiyle hesaplandı. Kan basıncı ölçülerek mmHg olarak kaydedildi. İstatiksel analizler için SPSS 21 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanıldı. Bulgular: Retrospektif olarak yapılan çalışmamızda hastaların yaşları 24 ile 90 arasında değişmekte olup, ortalama 58,79 ± 15,7 iken, %51,1'i (n=46) kadın, %48,8'i (n=44) erkekti. Olguların vücut kitle indeksi ölçümleri ortalama 27,88 ± 5,23 kg/m2'dir. Gruplara göre olgular karşılaştırıldığında NCEP ATP III ve IDF metabolik sendrom kriterlerine göre düşük HDL düzeyi ve hipertansiyon oranları safra kesesi polip grubunda kontrol grubunun 2 katı olarak gelmiştir. Safra kesesi polip grubunda NCEP ATP-III kriterlerine göre 25 hastada(%55,55) , IDF-2005 kriterlerine göre 30 hastada (%66,66) metabolik sendrom görülmüş olup yüksek oranda metabolik sendrom saptanmıştır. Bu çalışmada gruplara göre abdominal obezite görülme oranları arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,01). Kontrol grubu olgularının %75,5'inde (n=34) , safra kesesi polip grubu olgularının %97,7sinde (n=44) bel çevresi erkeklerde ≥ 94 cm, kadınlarda ≥ 80 cm üzerinde saptanmıştır: OR 14,23 ( %95 GA, 1,751-15,722). Sonuç: Abdominal obezitenin safra kesesi polip riskini arttırdığı bu çalışmada gösterilmiştir. Trigliserid yüksekliği safra kesesi polip grubunda kontrol grubuna oranla daha fazla kişide saptanmış, düşük HDL düzeyi ve hipertansiyon oranları kontrol grubunun iki katı olarak gelmiştir. Safra kesesi polipi olan hastalarda yüksek oranda metabolik sendrom olduğu görülmüş, ancak örneklem sayısının az olması nedeniyle istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterilememiştir. Kolorektal kanserlerde olduğu gibi adenom- karsinom sekansından yola çıkarak, abdominal obezitenin engellenmesi ve dislipidemi tedavisiyle, hızlı ilerleyen ve çabuk metastaz yapan bir kanser türü olan safra kesesi kanser sıklığının azaltılabileceğini söyleyebiliriz. Ancak metabolik sendrom ve safra kesesi polipi ilişkisini açıklamak için geniş serili prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler : Safra kesesi polip,kanser, metabolik sendrom,obezite