Kadınlarda visseral adipozite indeksi ve ürik asit ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET AYHAN

Danışman: İbrahim GÜNEY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Artmış ürik asit (ÜA) düzeyleri endotel disfonksiyonu, oksidatif stres ve inflamasyonun artmasına, dolayısıyla da kardiyovasküler hastalık riskinin artışına sebep olmaktadır. Metabolik sendromun en önemli kriterlerinden birisi de visseral obezitedir. Visseral obezite değerlendirmesinde son yıllarda vücut kitle indeksi (VKİ) ve bel çevresi (BÇ) gibi antropometrik ölçümler ile ateroskleroz için risk faktörleri olan HDL kolesterol ve trigliseridi (TG) de kapsayan visseral adipozite indeksi (VAİ)'nin kullanılması önerilmektedir. Bu çalışmada, kadınlarda ürik asit ile VAİ düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmaya 18-65 yaş arası 86 kadın dahil edildi. Kadınların boy(cm), kilo(kg), bel (BÇ) ve kalça çevresi (KÇ), sistolik (SKB) ve diyastolik kan basıncı (DKB) ölçümleri yapıldı; glukoz, insülin, TG ve HDL ölçümü için kan alındı. İnsülin direnci, homeostasis of model assessment (HOMA-IR) ile hesaplandı. Kadınlar için VAİ düzeyleri; (BÇ(cm)/[36.58+(1.89xVKİ)])x[(TG(mmol/L)/0.81)x(1.52/HDL(mmol/L))] formülü kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Toplam 86 kadının 43'ünde (%50'si) ürik asid düzeyi ≥6 mg/dL olarak bulundu. Hiperürisemili (ÜA≥6 mg/dL) kadınlarda BÇ, KÇ, bel-kalça oranı (BKO), vücut ağırlığı, VKİ, SKB ve DKB, glukoz, insülin, TG, HOMA-IR ve VAİ düzeyleri istatistiksel olarak daha yüksek iken, HDL düzeyleri istatistiksel olarak daha düşük bulundu. Korelasyon analizinde VAİ'nin; vücut ağırlığı, BÇ, KÇ, BKO, VKİ, SKB, DKB, glukoz, insülin, ürik asit, TG, HOMA-IR ile pozitif korele olduğu ve HDL ile negatif korele olduğu saptandı. Lineer regresyon analizinde, VAİ'nin glukoz ve ürik asit ile bağımsız ilişkili olduğu tespit edildi. Kadınlarda metabolik sendromun (MetS) VKİ, BKO, VAİ, HOMA-IR ve ürik asid artışı ile pozitif ilişkili olduğu ve lojistik regresyon modellerinde özellikle ürik asid, VAİ ve HOMA-IR artışının kadınlarda metabolik sendrom varlığı için bağımsız birer risk faktörleri olduğu tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda hiperürisemili kadınlarda VAİ'nin anlamlı olarak yüksek olduğunu, aynı zamanda VAİ'nin kardiovasküler risk faktörleri ve metabolik sendrom bileşenleri ile arasında güçlü bir ilişki olduğunu tespit etttik. VAİ'nin metabolik sendromu olan kadınlarda daha yüksek olması ve metabolik sendrom varlığı için bir risk faktörü olarak tespit edilmesi nedeniyle, VAİ metabolik sendromun bir göstergesi olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Aynı zamanda VAİ ile ürik asit ve glukoz düzeylerinin bağımsız olarak ilişkili olması nedeniyle, ürik asit düzeylerinin yüksek olması durumunda VAİ'nin incelenmesi, kardiyometabolik hastalıklar ve diyabet gelişme riskini belirlemede ve bu risklerin azaltılmasında olumlu etki sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Hiperürisemi, Ürik Asit, Visseral Adipozite İndeksi, Homeostasis Model Assessment of Insulin Resistance, Metabolik Sendrom, Visseral Obezite, Kardiyovasküler Hastalık