Endobronşiyal polipoid lezyonlarda elektrokoter snare uygulamalarının etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BANU KAHRİMAN

Danışman: Sinem Nedime SÖKÜCÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Santral havayolu obstrüksiyonlarında endobronşiyal tedavi yöntemleri hem tanı hem tedavi amacıyla kullanılabilmektedir. Ciddi havayolu obstrüksiyonlarında genel anestezi altında yapılan rijit bronkoskopi, havayolu açıklığını sağlamada ve semptomatik düzelme sağlanmasında kritik öneme sahiptir. Termal endobronşiyal tedavi yöntemlerinden olan elektrokoter uygulamalarında farklı özellikteki problar kullanılabilmektedir. Elektrokoter snare prob özellikle polipoid lezyonlarda lezyon tabanına yerleştirilerek kesme ve koagülasyon moduyla doku bütünlüğü bozulmadan lezyonun çıkarılmasını sağlar. Bu çalışmamızda santral havayolu obstrüksiyonları nedeniyle rijit bronkoskopi yapılan hastalarda snare prob uygulamalarının etkinliğini göstermeyi amaçladık. Yöntem: Çalışmamız retrospektif tanımlayıcı olup, çalışmaya 2010-2020 yılları arasında girişimsel pulmonoloji ünitesinde tanı ve/veya tedavi amacıyla RB yapılan ve işlem sırasında elektrokoter snare prob uygulanan hastalar dahil edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 47 hastanın yaş ortalaması (ort. ± SS) 61.5 ± 15.6; 38'i erkek idi. En sık semptom öksürük (%80.9), ikincisi dispneydi (%53.2). Lezyonların lokalizasyonlarına bakıldığında 6'sının (%12.8) trakeadan, 6'sının (%12.8) sağ ana bronştan, 11'inin (%23.4) sol ana bronştan, 24'nün (%51.1) lober bronşlardan kaynaklandığı görüldü. Hastaların 19'u benign, 28'i maligndi. Cotton-Myer sınıflamasına göre işlem öncesi havayolu obstrüksiyonu (HYO) değerlendirildiğinde 6'sının (%12.8) grade 1, 6'sının (%12.8) grade 2, 15'inin (%31.9) grade 3, 20'sinin (%42.6) grade 4 olduğu görüldü. İşlem sonrası HYO değerlendirildiğinde; Cotton-Myer sınıflamasına göre 46'sının (%97.9) grade 1, 1'inin (%2.1) grade 2 olduğu görülmüştür. Snare prob uygulamaları havayolu açıklığını sağlamada %97.9 başarılı olduğu, başarılı olunan hastaların 38' inde (%80.9) tam yanıt, 8'inde (%17.9) parsiyel yanıt alındığı görülmüştür. Hastaların %93.6'sında majör komplikasyon izlenmemiştir. İşlem sonrası ortalama 48 ay takip edilen hastaların %85.1'inde nüks gelişmediği görüldü. Sonuç: Çalışmamızda santral havayolu obstrüksiyonuna neden olan benign ve malign endobronşiyal lezyonlarda snare prob uygulamalarının havayolu açıklığını sağlamada etkin ve güvenilir bir yöntem olabileceği gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Elektrokoter snare prob, Rijit bronkoskopi, Santral havayolu obstrüksiyonu