Diş fırçalamanın yeni nesil akıcı kompozitlerin yüzey pürüzlülüğü ve mikrosertliğine etkisinin incelenmesi


Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ (ANKARA), KLİNİK BİLİMLER BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİS BAYSAL CANYURT

Danışman: Elif Aybala OKTAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kompozit restorasyonların yüzey kalitesi, restorasyonun başarısında rol oynayan önemli faktörlerden biridir. Pürüzsüz bir yüzey; plak birikimini ve yüzey renklenmesini azaltarak, sağlıklı periodonsiyumu korur, restorasyonun kullanım süresini uzatır ve restorasyonun estetik özelliklerinin uzun süre devamını sağlarken, yüzey sertliği çizilme ve aşınmaya karşı direnci arttırdığı gibi, materyalin çeşitli kuvvetler karşısında kolayca deforme olmasını da önleyerek klinik başarıyı etkilemektedir (1). Oral ortamla temas halinde ve fırçalama mekanizması sonucunda, kompozit rezinler aşınmakta ve restorasyonların yapısı da yüzeysel olarak etkimektedir. Son yıllarda yüksek doldurucu oranına sahip "yüksek oranda doldurulmuş akışkan kompozit" veya "enjekte edilebilir kompozit" olarak adlandırılan, polimerizasyon büzülmesi/stresi azaltılmış ve iyileştirilmiş mekanik özelliklere sahip akışkan kompozitler piyasaya sürülmüştür (2-4). Geleneksel kompozitlerle karşılaştırıldığında viskozitesi düşük olmasına rağmen, yüksek oranda doldurucu içerir, fiziksel ve mekanik özellikleri iyileşmiştir ve yük alacak alanlarda dahi kullanılabilir. Çalışmamızın amacı, diş fırçalamanın yeni nesil yüksek doldurucu içeren akışkan kompozitlerin yüzey pürüzlülüğü ve yüzey sertliği üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmamızda, Gaenial Injectable Flow, (GC, Tokyo, Japan), Estelite Universal Flow Super Low A2 (Tokuyama Dental, Japan); Filtek Supreme Flowable A2 (3M, USA), Omnichroma Flow, One Shade (Tokuyama Dental, Japan); Filtek Universal Restorative A2 (3M, USA) olmak üzere 5 farklı rezin esaslı kompozit kullanıldı. Kompozit örnekler için 10mm x 2 mm silikon kalıplar kullanılarak 50 adet örnek hazırlandı ve tüm örneklerin tek bir yüzeyi Shofu Super Snap Rainbow cila diskleri (SHOFU INC,JAPAN ) ile polisajlandı. Hazırlanan örnekler, içerisinde distile su bulunan ependorf tüplerine tek tek konularak etüv (FN 500, Nüve) içerisinde 37 o C 24 saat bekletildi. Disk şeklinde örneklerden her bir örnek; şarj edilebilir diş fırçasının kullanıldığı sabit bir düzeneğe yerleştirildi. Her bir gruptaki örnekler 1:2 oranında hazırlanmış diş macunu/su karışımının (EN ISO 14569-2007) bulunduğu bir kaba konuldu. Bütün örnekler 3 ay ve 6 aylık fırçalamayı simüle edecek şekilde 9 ve 18 dakika süreyle fırçalandı. Her bir fırçalama periyodundan sonra yüzey pürüzlülüğü, mikrosertlik değeri tekrar ölçülerek kaydedildi. Çalışmamızda Vicker's metoduyla yapılan başlangıç,3.ay ve 6.ay yüzey sertliği ölçümlerine göre, tüm kompozit grupları için mikrosertlik değeri fırçalama periyotları arasında zamana bağlı istatiksel olarak anlamlı olacak şekilde azaldı. Tüm zaman dilimlerinde en yüksek ortalama mikrosertlik değeri Filtek Universal Restorative kompozit grubunda, en düşük ortalama mikrosertlik değeri ise Geanial Universal İnjectable kompozit grubunda elde edildi. Profilometre ile yapılan yüzey pürüzlülüğü ölçümlerine göre, tüm kompozit gruplarının yüzey pürüzlülüğü fırçalama süresine bağlı olarak istatiksel olarak anlamlı şekilde arttı. Yüzey pürüzlülüğündeki artışta kompozit grupları arası istatiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi. İstatiksel olarak anlamlı bir fark olmamasına karşın, başlangıç ve 6 ay sonunda, en yüksek yüzey pürüzlülüğü değerin Filtek Supreme Flowable grubunda, en düşük yüzey pürüzlülüğü değeri ise Filtek Universal Restorative grubunda gözlendi. Çalışmamızın sonucuna göre, yeni nesil akıcı kompozitlerde fırçalama süresine bağlı olarak yüzey pürüzlülüğü artmakta, mikrosertlik ise azalmaktadır.