Çocuk hastalarda anti nükleer antikor(ANA) testinin romatolojik hastalıklar açısından tanısal işlevinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER FARUK ÖZBAY
Danışman: Betül SÖZERİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Antinükleer antikorlar, hücre çekirdeği yapısında yer alan (DNA, histon, sentromer gibi) yapılara karşı gelişen antikorlardır. Sistemik otoimmün hastalıkların tanısında en sık kullanılan serolojik testlerden biri anti-nükleer antikor(ANA) testidir. ANA testi; özellikle Sistemik Lupus Eritematozus, Skleroderma, Sjögren Sendromu, Polimiyozit ve Dermatomiyozit gibi otoimmün romatizmal hastalıkların tanısında önemli bir tarama yöntemidir. Bununla birlikte, ANA testi pozitifliği yalnızca romatizmal hastalıklarla sınırlı olmayıp, otoimmün olmayan çeşitli hastalıklarda da (malignite, enfeksiyonlar, alerjik hastalıklar gibi) görülebilmektedir. Ayrıca, sağlıklı genç bireylerde de %5-15 oranında ANA testi pozitifliği saptanabilmektedir. Bu çalışma, çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniklerine başvuran hastalarda klinisyenler tarafından ANA testinin hangi klinik ön tanılarla istendiğini ve bu testin romatolojik hastalıkların tanısındaki değerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen verilerin, çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında ANA testinin gereksiz istemlerini azaltmayı ve doğru endikasyonlarla kullanımına katkı sağlaması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği'ne 01.12.2016 - 30.11.2023 tarihleri arasında herhangi bir nedenle başvurmuş ve ANA testi istenmiş olup pozitif sonuçlanan 1 ay-18 yaş aralığındaki 846 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların başvuru esnasındaki yaşları, başvuru şikayetleri, fizik muayene bulguları ve laboratuvar tetkik sonuçları hasta dosyalarından retrospektif olarak elde edildi. ANA testi sonuçları, pozitiflik titresi ve boyanma paternleri detaylı olarak kayıt altına alındı. Hastalar romatolojik hastalık tanılı ve tanısız olarak gruplandırılarak elde edilen veriler analiz edildi. Bulgular: Hastaların yaşları 2 ay ile 18 yaş arasında değişmekte olup, yaş ortalamaları 9,8±4,3 yıl olarak hesaplandı. Hastaların 296'sı (%35) erkek ve 550'si (%65) kızlardan oluşmaktaydı. ANA testi pozitifliği saptanan 846 hastanın %72,9'unda(n:617) düşük titrede pozitiflik, %27,1'inde(n:229) yüksek titrede pozitiflik saptandı. Romatolojik hastalık tanısı alan 99 hastanın %58,58'inde(n:58) düşük titrede pozitiflik, %41,41'inde(n:41) yüksek titrede pozitiflik saptandı. ANA testi pozitifliği saptanan hastaların başvuru semptomları incelendiğinde, en sık (%50) kas-iskelet sistemi bulguları nedeniyle başvurdukları belirlendi. Bu grupta en yaygın başvuru semptomu %45(n:195) ile artralji olup, bunu %26 (n:110) ile miyalji ve %20 (n:86) ile artrit takip etmektedir. İkinci sıklıkta mukokutanöz bulgular gözlemlenmiş olup, bu grupta en sık başvuru semptomu %50 (n:45) vücutta döküntü olarak belirlenmiştir. Romatizmal hastalık tanısı alan ANA testi pozitif saptanan hastalar incelendiğinde, en sık gözlenen tanı juvenil idiopatik artrit olup, hastaların %37,37'sinde (n=37) bu tanı konulmuştur. ANA testi pozitif hastaların boyanma paternlerinin dağılımı değerlendirildiğinde, tüm gruplarda %38,5 (n:326) ile en yüksek oranda nükleer benekli (ince, kaba benekli) paternin olduğu saptanmış olup bunu %24,1(n:204) yoğun ince benekli paternin izlediği görüldü. Romatizmal hastalık tanısı alan ANA testi pozitif hastaların boyanma paternlerinin dağılımı değerlendirildiğinde, tüm gruplarda %34,3 (n=34) ile en yüksek oranda nükleer benekli (ince, kaba benekli) paternin olduğu saptanmış olup bunu %28,2 (n=28) ile nükleer homojen paternin izlediği görüldü. Romatizmal hastalık tanılı hasta grubunda, romatizmal olmayan hasta grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek ANA titreleri (≥1/320) ve nükleer homojen boyanma paterninin daha sık olduğu belirlenmiştir. (p <0,001) Sonuç: ANA testi kız hastalarda daha sık saptanmaktadır. Özellikle otoimmün hastalıkların kız çocuklarda ergenlik döneminde daha sık görülmesi ile ilişkilidir. ANA testinde ≥ 1:160 titre pozitifliği mevcut olduğunda hastanın klinik şikayetleri dikkatli şekilde incelenerek ANA boyama paternlerine de dayanarak ANA alt tipleri için ek testler yapılması önerilmektedir. Romatizmal hastalıklar daha yüksek ANA titreleri (≥1/320) ve nükleer homojen boyanma paterni ile ilişkilidir. Romatolojik hastalıklarda kas-iskelet ve mukokütanöz semptomlar daha sık görülmektedir. Bununla ilişkili olarak bu semptomların varlığında kuvvetli otoimmün hastalık şüphesi olması halinde ANA testinin istenmesinin daha uygun olduğu değerlendirilmektedir. Anahtar kelimeler: antinükleer antikor, romatolojik hastalık, otoimmün, homojen patern