Testis kanseri hastalarında DR-70 seviyesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET BOYLU
Danışman: Emre Can POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç: Bu çalışmada, testis kanseri hastalarında preoperatif serum DR-70 düzeylerinin tanısal değerinin araştırılması ve DR-70'un tümör alt tipi, klinik evre, tümör boyutu ve konvansiyonel tümör belirteçleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak yürütülen bu çalışmaya testis kanseri tanısı alan 43 hasta ile yaş açısından benzer 43 kontrol olgusu dahil edildi. Fibrinolitik sistemi etkileyebilecek aktif enfeksiyon, inflamasyon, antikoagülan kullanımı ve ek malignite gibi olası karıştırıcı durumlar dışlandı. Tüm hastalarda preoperatif serum DR-70 düzeyleri ölçüldü; klinik evre, histopatolojik alt tip, tümör boyutu ve AFP, β-hCG, LDH düzeyleri ile ilişkisi analiz edildi. Tanısal performans ROC analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Hasta grubunda DR-70 medyan değeri 3.8 U/mL (0.4–7.8), kontrol grubunda ise 1.1 U/mL (0.4–6.3) olup fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.001). ROC analizinde DR-70 için AUC değeri 0.751 bulundu. Evre 2 ve Evre 3 hastalarda DR-70 düzeyleri, Evre 1 hastalara kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti (p<0.005). DR-70 düzeyleri AFP, β-hCG ve LDH ile pozitif korelasyon gösterdi. Buna karşın seminom ve non-seminom alt tipleri arasında DR-70 düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmadı (p=0.690). Sonuç: DR-70, testis kanseri hastalarında sağlıklı kontrollere göre yüksek bulunan, hastalık evresi ve tümör yükü ile ilişkili, histopatolojik alt tipten bağımsız bir biyobelirteçtir. Özellikle konvansiyonel tümör belirteçlerinin yetersiz kaldığı durumlarda tamamlayıcı tanısal değer taşıyabilir. Anahtar kelimeler: Biyobelirteç, DR-70, Testis kanseri